31 Ocak 2015
Sabahattin Önkibar

Sabahattin Önkibar

Tayyip yargılanmamak için Davutoğlu dedi!

Cumartesi, 23 Ağustos 2014 07:39


Tayyip yargılanmamak için Davutoğlu dedi!

 

Sabahattin Önkibar

POLİTİKA GÜNLÜĞÜ - Aydınlık, 23 Ağustos 2014

sonkibar@gmail.com

 


Ahmet Davutoğlu'nun Başbakanlığa atanması Tayyip Erdoğan'ı tanıyan herkesi şaşırttı zira beklenen isim çok çok yakınındaki Binali Yıldırım'dı.

Peki niye Yıldırım değil de Davutoğlu oldu?

Bunun birden çok sebebi var.

Birincisi Binali Yıldırım üç dönem şartına takılıyor.

Oysa Erdoğan, Abdullah Gül'e sıcak bakan ve kısmen profesyonelleşen üç dönemlikleri tasfiye etmek istiyor.

Binali Yıldırım'ın Başbakan atanması ise ancak tüzük değişikliği yani üç dönem şartını kaldırmakla mümkündü.

İkinci ve asıl önemli olan Ahmet Davutoğlu'nun Dışişleri Bakanlığı koltuğunda oturuyor olmasıdır.

Erdoğan için bundan böyle kendi siyasi geleceği açısından tehdit, her şeyi ile hakim olduğu Türkiye'nin içi değil dışıdır. Dolayısı ile ona göre dış dünyanın baskılarına direnecek yegâne isim hariciye koltuğunda oturan Davutoğlu olabilirdi, zira bütün dış politikaları onunla beraber belirlediler ve yapılan her yanlışa ortaklar...

Mesela CIA, MI6 ve BND gibi Batılı istihbarat birimlerinin belgelediği IŞİD'le kader birliği yapma günahından Suriye'de kimyasal silah kullanılmasında Türkiye'nin dahline kadar bütün kararlarda kendisi gibi Davutoğlu da var.

Dolayısı ile Batı bu hadiseden ötürü tek başına Erdoğan'ın kalemini kıramaz.

Topyekün Türk devletini hedef alması gerekiyor...

Aynı şekilde ambargolu ülkelere yapılan silah satışları ile petrole karşı altın olayını yine bu şekilde savuşturmak istiyor.

Kısacası Erdoğan'ın Davutoğlu'nu tercih etmesi dış politikadaki suç ortaklıklarının sonucudur.

Evet Tayyip Erdoğan Hamasçı ve İhvancı çizgisinden ötürü üstünün çizlidiğini düşünüp ödü kopuyor ve bu şekilde önlem alıyor.

Erdoğan'ın dünyada imajı yerlerde olan Davutoğlu'nu tercih etmesi asla Türkiye adına değil kendini kurtarma adınadır.

 

PKK'LININ HEYKELİ BİLE DOKUNULMAZ

 

AKP iktidarında PKK'lının canlısı gibi cansızı yani heykeli de dokunulmaz!..

Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi'nin yaptığı açıklamaya göre asker katili PKK'lı terörist Mahsum Korkmaz'ın heykelinin üstüne ayak basan asker hakkında soruşturma başlatılmış.

Genelkurmay'ın yalanlamadığı bu haber bir kere daha sözün bittiğini ortaya koyuyor.

Güneydoğu'da yangın ve işgal var.

Karakollara roketlerle saldırılıyor, haftalar ve aylarca şehirlerarası yollar kesiliyor, kışlalar basılıp Türk bayrağı indiriliyor, PKK polis görevini teslim alıp uygulamalar yapıyor, PKK vergi topluyor, sokaklarda üniformaları ile asker ve polis gezemiyor ve bütün bu alçaklıklara kılını kıpırdatmayanlar önceki gün indirilen terörist heykeline bir askerin ayağı değdi diye soruşturma açılıyor.

 

NİHAL BENGİSU VE KADIN MEMESİ!

 

Nihal Bengisu Karaca'yı işitmişsinizdir, türbanlı Tayyip yandaşı yazar.

Taraf Gazetesi önceki gün "Süleyman Şah Türbesi IŞİD isimli çeteye rehinelerin karşılığında rüşvet diye verildi" diye haber yapınca şu Tweet'i atıyor:

-"Bu haberi yapan gazete, yıllarca bir kiraz ağacı ve kadın memesine vatanın tümünü vereceğini söyleyen biri tarafından yönetildi."

Evet, Nihal Hanım meme üzerinden vatan-millet edebiyatı yapıyor ve o sözü eden Ahmet Altan'a yüklenerek bu şekilde Taraf'ı itibarsızlaştırmaya çalışıyor.

Peşinen söyleyeyim, Ahmet Altan o sözü ettiğinde biz onu hemen o dönem yazdığımız Yeniçağ'da topa tuttuk ve Altanlarla mahkemelik olduk.

Dahası Yeniçağ Gazetesi 5 bin (milyar) lira bu davada benim adıma tazminat ödedi.

Dolayısı ile Taraf ile Ahmet Altan'ın bizdeki değeri ortadadır.

Ancak nedense Nihal Bengisu o süreçte susmanın ötesinde Ahmet Altanları ve yayınlarını kutsayıp hep alkışlamıştı.

Ne zaman Taraf Tayyip'e dokundurdu Nihal'ın aklına memeler geldi!

 

ZİRAAT BANKASI'NDAN TAYYİP'İN DANIŞMANINA YALANLAMA!

 

Birkaç gün önceydi...

Ali Babacan şu açıklamayı yaptı:

-"Ziraat Bankası ile Bank Asya satın alma görüşmeleri yapıyor."

Başbakan'ın danışmanı Yiğit Bulut bu açıklamaya isyan etti:

-"Asla böyle bir görüşme yok."

Jöleli namı ile bilinen Bulut ilaveten Babacan'ı borsada haksız kazanca zemin hazırlamak gibi ağır bir suçla itham etti.

Derken önceki gün Ziraat Bankası şu açıklamayı yaptı:

-"Bank Asya ile bir süredir yaptığımız görüşmeleri sonlandırdık."

Hoppala...

Hani Tayyip Erdoğan'ın ekonomi danışmanı "Yok böyle bir görüşme" demişti...

Olmayan bir görüşme nasıl nihayetlenir söyler misiniz!

İşte böylesi bir hadisede bile bu duruma düşen biri Türkiye'nin ekonomisine yön veriyor zira Tayyip Erdoğan ekonomi konularında en çok bu jöleliyi dinliyor...

 

 

 

İLGİLİ YAZILAR:

US Begins Selling “Syria Intervention” Using ISIS Pretext

http://www.gazetevatanemek.com/index.php/analizler/item/11494-us-begins-selling-syria-intervention-using-isis-pretext.html

IŞİD örtülü ABD operasyonu : Yeni 11 Eylül

http://www.gazetevatanemek.com/index.php/analizler/item/11459-isid-ortulu-abd-operasyonu-yeni-11-eylul.html

 

 

 

Gazete Vatan Emek

Twitter: @GazeteVatanEmek

Facebook: https://www.facebook.com/Gazetevatanemek

AYDINLIK BİR GELECEK, çocuklarımıza bırakacağımız en değerli miras...

 

http://www.gazetevatanemek.com/

 

Tayyip sandıkla değil, böyle gidecek!

Cuma, 22 Ağustos 2014 06:47


Tayyip sandıkla değil, böyle gidecek!

 

Sabahattin Önkibar

POLİTİKA GÜNLÜĞÜ - Aydınlık, 22 Ağustos 2014

sonkibar@gmail.com

 


Evet 20 kere daha seçim yapılsa Tayyip Erdoğan sandıkta aşılamaz!..

Niye mi?..

Birincisi ana muhalif damar olan CHP ile MHP'nin Kılıçdaroğlu ve Bahçeli gibi görevlilerce esir alınmasıdır.

İkinci gerekçe; medyadan, işdünyasına bütün sivil toplumu ve askeriyle-yargısıyla topyekün devlete diz çöktüren Erdoğan'ın kaybedeceği bir seçimi bile kazandı gösterebileceğidir.

Bu durumda Tayyip'ten kurtulmak için onun vefatını mı beklemek gerekiyor?

Hayır tam tersi altını çizerek yazıyorum Erdoğan'ın gitmesi uzak değildir.

Nasıl mı?

Ekonomik çöküş eşiktedir.

Daha dün ABD'de istihdam rakamlarının iyi gelmesi ile FED erken faiz artırımına gitme olasılığı ile döviz fiyatlarımız şahlanmıştır ki FED eninde sonunda artırıma gidecektir...

Sadece sıcak para olayı değil Türkiye'nin mal sattığı iki temel pazardan Avrupa resesyonda, Ortadoğu'ya ise artık giremiyoruz ki bunun anlamı da cari açığın büyüyeceğidir.

Aynı şekilde yakındır Türkiye'nin kamu bankalarına uluslararası yargıdan milyar dolarları aşan cezalar güçlü ihtimaldir.

Bunlara paralel siyasi olarak Ortadoğu'da ateş yayılıyor ve Türkiye'nin bundan uzak kalabilmesi eşyanın tabiatı gereği mümkün olmayacak.

IŞİD'e verilen silah ve para desteği Tayyip Erdoğan'ı uluslararası yargının karşısına çıkaracak rezillikte ve bunun belgeleri CIA ile BND dahil emperyal istihbarat örgütlerinin elinde.

Ve bütün bunlara ilaveten AKP sayesinde güneydoğuda fiili bir Kürdistan inşa eden PKK'nın final yapma hazırlıkları...

Altını çizerek yazıyorum büyük ekonomik vurgunu yediğimiz ve iki seksen yere serildiğimiz saat PKK bölgede topyekün isyanı başlatacak ki maalesef o günlere adım adım yaklaşıyoruz.

İşte Tayyip Erdoğan o an Markos, Müşerref, Şah ve Çavuşesku misali alaşağı olacak ama geride Türkiye kalır mı ondan emin değilim zira yeni Sevrciler Büyük İsrail, Büyük Ermenistan ve Büyük Kürdistan diye topyekün üstümüze çullanacak.

 

CHP İLE MHP'NİN UMUDU GÜL!

 

Adam bir hafta sonra görevini Tayyip Erdoğan'a teslim edecek, Bahçeli önceki gün ondan himmet dileniyor.

Gülmek mi lazım, ağlamak mı siz karar verin!

Tamı tamına 7 sene Tayyip Erdoğan'ın bir dediğini iki etmeyen Abdullah Gül'den son saniye medet ummak ve ona çağrı yapmak tam Devlet Bahçeli'ye yakışan bir şeydir.

Aynı şekilde CHP'nin iki numarası olan Haluk Koç, AKP ile Tayyip'i Abdullah Gül ile korkutuyor.

Yahu size ne Abdullah Gül'den, siz muhalefet değil misiniz?

Gül düne kadar ne idi ki ondan bir şeyler umar haldesiniz!

Söyleyin sadece bu fotoğraf bile bugünkü CHP ve MHP yönetiminin acziyetini anlatmıyor mu?

 

TÜRKİYE GRİ LİSTEDE!

 

Telefonda İlhan Kesici var.

Ekonomiyi ve uluslararası gelişmeleri yakından takip eden Kesici önemli bir bilgi aktarıyor:

-"Sabahattin Bey senin birkaç gün önce yazdığın gibi Türkiye uluslararası büyük bir cezanın kıskacında."

Devam ediyor Kesici:

-Kamu bankalarımızın ABD Adalet bakanlığınca soruşturulma aşamasında olması önemli ve büyük cezalar gelebilir zira Türkiye'nin bu konuda sicili hiç iyi değil."

Ayrıntı veriyor Kesici:

-"Türkiye uluslararası mali suç kapsamında 2011'den itibaren gri listede ki bundan çıkmak için Ankara 2013'te Meclis'de yasa bile çıkardı ama başarılı olunamadı tersine 2014 Şubat'ında Paris'te yapılan son toplantıda suçluluk listesinin en üst seviyesi olan koyu gri listeye alınma gündeme geldi...

Dolayısı ile sicili böyle olan bir ülkeye yapılan son soruşturma noktasında çok büyük cezalar gelebilir."

 

PKK YASASI VE MHP

 

Ulusal Kanal Muhabiri soruyor:

-PKK yasasını Anayasa Mahkemesine götürecek misiniz?

Bahçeli: Bizim sayımız belli oysa 110 imza gerekiyor.

Pardon ama madem öyle MHP bu önemli konuyu CHP ile niye görüşmez ve mutabakat aramaz ya da pazarlık konusu yapmaz.

Öyle ya PKK yasası ülke birliği için hayat-memat meselesi, MHP istese bunu CHP ile mesela Ekmeleddin İhsanoğu'nun adaylığı olayında pazarlık konusu yapabilir ve sonuç alabilirdi.

Dahası, itirazı imzaya açsa CHP'nin en azından bir bölümünden destek alabilirdi.

Hadise ortada, MHP'in amacı üzüm yemek yani bu rezil yasayı iptal ettirmek değil onu istismar edip siyasi rant peşinde koşmak.

 

 

 

Gazete Vatan Emek

Twitter: @GazeteVatanEmek

Facebook: https://www.facebook.com/Gazetevatanemek

AYDINLIK BİR GELECEK, çocuklarımıza bırakacağımız en değerli miras...

 

http://www.gazetevatanemek.com/

 

 

Bahçeli Tayyip’in nedimesi!

Perşembe, 21 Ağustos 2014 02:37


Bahçeli Tayyip'in nedimesi!

 

Sabahattin Önkibar

POLİTİKA GÜNLÜĞÜ - Aydınlık, 21 Ağustos 2014

sonkibar@gmail.com

 


Bahçeli dün basın toplantısı yaptı.

Benim bildiğim basın toplantısında konuşulur, oysa o başkasının yazdığı metni üstelik zar-zor okuyor.

Yazılı metinde Tayyip Erdoğan'a bölücü-yıkıcı gibi ağır sözler var.

Toplantı bitip sorular faslında geçiliyor.

Gazeteci soruyor:

-Tayyip Erdoğan'ın yemin törenine katılacak mısınız?

Bahçeli kağıda bakmaksızın anında şu karşılığı veriyor:

-Elbette tam kadro Meclis'te olacağız.

Pardon ama Bahçeli galiba ne okuduğunun farkında değil zira bölücü dediği birinin yıkıma başlama seremonisine nasıl gidilir?

Şaşırmadım tersine aksi olsa şaşardım zira tıpkı 2002'de AKP'yi iktidara taşıması misali Tayyip Erdoğan'ı Köşke taşıyan zaten Bahçeli değil midir?

AKP'nin düğününde Tayyip'e nedimelik yapmak MHP genel başkanlık koltuğunda oturan birine yakışıyor mu onu ülkücüler cevaplasın!

 

AĞLA HAYRÜNNİSA AĞLA!

 

Hayrünnisa Gül, asıl intifadayı ben başlatacağım dedi.

Eşi Abdullah Gül'ü hedef alan yandaş gazetecilerin elini sıkmayan Hayrünnisa Hanım kendilerine çok haksızlık yapıldığını söyledi ki Gül de ettiği sözlerle eşinin bu değerlendirmelerine katıldı.

Pardon ama ne Gül ne eşleri ağlama makamında değiller.

Birincisi önceki akşam elini sıkmadıkları o yandaş medya güruhunu yaratan kendileridir!

İkinci husus lider olan sızlanmaz gereğini yapar.

Oysa Abdullah Gül acındırarak İstanbul yolunu tuttu yani kavgaya girmeyeceğini açıkladı.

Bu arada bir kaza-bela olur Tayyip giderse diye kendini yedeklemeyi ihmal etmedi. Demek ki ne imiş!

Tesadüfen Başbakan ve Cumhurbaşkanı olunur da lider olunmaz!

 

BND'NİN ELİNDEKİ TAYYİP BELGELERİ

 

Almanlar, Tayyip Erdoğan, Ahmet Davutoğlu ve danışmanlarını dinlemiş!

Berlin bunu inkar etme gereğini bile duymuyor. Peki niye mi dinlemişler?

TOKİ'de yapılan yolsuzluklar için değil elbette.

Almanlar o gibi şeylere ihtiyaç duymuyor zira o bağlamda İsviçre hesapları ve Deniz Feneri gibi konularda çok iyi bir arşive sahip.

Dinleme ve izleme gerekçesi Tayyip devletinin IŞİD ile var olan ilişkisi!

Anlaşılıyor ki Alman istihbaratı BND, AKP iktidarının IŞİD'e yaptığı silah, para ve lojistik destek gibi yardımları net olarak belgelemiş.

Alman devletinde oluşan kanaat IŞİD'in gizli Tayyiban Ordusu olduğu şeklinde!

Peki BND böyle bir dinleme operasyonunu niye mi yaptı?

Erdoğan'a şantaj yapmak ya da onu süpürmek için!

IŞİD'e yardım ve yataklık malum uluslararası terör suçu ve büyük itibarsızlık!

Almanlar Erdoğan'ın yolsuzluk gibi konularla alaşağı edilemediğini görünce onu indirmek için uluslararası teröre destek kartını oynuyor olabilir.

Bu arada üç ay oldu, Musul konsolosluğumuzdan kaçırılan rehineler için hiçbir gelişme yok niye acaba?

Yoksa bu kaçırılma AKP ile IŞİD arasında Batı'yı kamufle etme adına kurulan tezgah mı?

Hatırlayın IŞİD Musul'u göz göre göre işgale gelirken bizimkilerin ısrarla kaçmayıp kurbanlık koyun misali beklemeleri hayli kafa karıştırmıştı...

 

AKP O UCUBELERİ YIKTIRMAZ!

 

Danıştay hükmünü verdi İstanbul'un silüetini kirleten o ucube gökdelenler tıraşlanmalı.

Peki tıraşlanacak mı?

Mümkün değil zira o ucubelere izni veren zaten AKP ve Erdoğan!

Ama en üst yargı kararı verdi demeyin karşınızda Tayyip Erdoğan var.

Yahu o Tayyip Erdoğan değil mi Atatürk Orman Çiftliği'nde yine kesin yargı kararı olmasına rağmen meydan okuyup inşaatı sürdüren?

Bırakın onu adam Anayasa, hukuk ve teamül dinlemeyip hâlâ Başbakanlık koltuğunda ve Resmi Gazete ile oynuyor, böyle biri kendi tükürdüğünü yalar mı?

Hem silüeti kirleten o gökdeleni yapan müteahhit AKP'nin yeni İstanbul il binasını yapan adam değil mi?

Anlayın gari ne demek istediğimi!

 

 

 

Gazete Vatan Emek

Twitter: @GazeteVatanEmek

Facebook: https://www.facebook.com/Gazetevatanemek

AYDINLIK BİR GELECEK, çocuklarımıza bırakacağımız en değerli miras...

 

http://www.gazetevatanemek.com/

 

Rakamların kriz çığlığı

Çarşamba, 20 Ağustos 2014 03:02


Rakamların kriz çığlığı

 

Sabahattin Önkibar

POLİTİKA GÜNLÜĞÜ - Aydınlık, 20 Ağustos 2014

sonkibar@gmail.com

 

Bütçe geçen yıl 6 ayda 3.1 milyar fazla verirken bu yıl ilk 6 ayda 3.4 milyar (katrilyon) lira açık verdi ki bunun anlamı yüzde 230 oranında bozulma demek.

Geçen seneye göre kurumlar vergisi yüzde 73, ithalde alınan KDV yüzde 32, dahilde alınan KDV yüzde 23, ÖTV yüzde 27 azalmış...

Otomotiv sektöründe daralma yüzde 26...

Konut ve emlak balonu patlama noktasında...

Merkez Bankası enflasyon rakamlarını mecburen yukarı doğru revize ediyor ki bu yıl çift haneli oran kesin...

İktidarın son oyunu patlayan gıda ürünlerini enflasyon sepetinin dışına atmak...

Ahali gırtlağına kadar borçlu.

2001'deki kriz esnasında her 100 kişiden sadece 5'i borçlu iken bu rakam şimdi 100 kişide 64...

Son bir yıl içinde karşılığı olmayan çek ve senet yüzde 68 oranında artmış.

Dış satım yani ihracatta alarm zilleri çalıyor zira Türkiye'nin en önemli iki pazarından biri olan Avrupa resesyonda ve Türkiye Ortadoğu'da artık yok.

Bütün bunlara ilaveten FED parasal genişlemeyi bitirip bilanço küçülmesine gidiyor ki 2015'in başında FED mutlaka faiz artırımına gidecek.

Bunun anlamı sıcak para devrinin bitmesi ve ekonomisini sıcak para ile döndüren Türkiye'nin iki seksen yere uzanmasıdır.

Söyleyin böyle bir tabloda Türkiye'deki kırılganlık derinleşerek sürecek diyen Moody's haksız mıdır?

BU ADAMDAN BAŞBAKAN OLUR MU?

Türkiye'nin Ortadoğunun kilit hiçbir ülkesinde açık elçilik binası yok!

Onun sayesinde artık Suriye Afganistan, Türkiye Pakistan'dır.

Yanlış Suriye politikası ile ikiyüzbine yakın müslüman ölmüş, Türkiye'nin itibarı ayağa düşmüş, toplamda 30 milyon dolar civarı kaybı olmuş!

Bir haftaya gidecek denilen Beşar Esad ise aslanlar gibi dimdik ayakta!..

Irak bölünüp Barzanistan kurulmuş, bin yıllık Türk beldesi Irak Kürdistanına peşkeş çekilmiş!

Türk halkının parası ile güya Esad'ı devirme adına IŞİD diye bir bela ikame edilmiş!

Sadece IŞİD değil bir de Suriye Kürdistan'ı yaratılmış!

Evet onun sayesinde Türkiye çok kısa bir süre içinde Ortadoğunun şamar oğlanıdır.

Sadece Ortadoğu'da değil yine onun sayesinde Doğu Akdeniz'deki petrol ve doğalgaz rezervine Rumlar bizi ortak etmemiş ve alaya almıştır.

Keza Yunanistan onun bakanlığı döneminde Ege'de 10 küsür adamızı işgal etmiştir.

O isim malum Ahmet Davutoğu'dur ve eyvahlar olsun o adam şimdi Türkiye'nin Başbakan'ı olacak.

GÜL'E FETHULLAH OLURSUN TEHDİDİ

Tetikçi Rasim Ozan Kütahyalı açıktan tehdit etti.

Abdullah Gül direnirse Fethullah Gülen gibi olur dedi.

Yeni Türkiye tablosu budur...

Biat etmeyenin kellesi kılıcın tehdidi altındadır.

Ve heyhat Abdullah Gül bu tür tehditlere hodri meydan diyemiyor niye acaba?

Biz sıradan bir gazeteci olarak herkese meydan okuyabilir iken o eski bir Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak başını eğiyor iyi mi!

AKP'nin güya akil adamı olacakmış!

Tayyip'in adamları nasıl eğleniyorlardır şimdi!

Bu tablonun okuması şudur:

Önemli olan Cumhurbaşkanı olmak değil, ömrünüzün sonuna kadar meydan okuyabilecek bir sicile ve bagaja sahip olmaktır...

KOVULACAK GAZETECİLER LİSTESİ

Asla temenni etmem ama süreç içinde iktidarın kovduracağı gazeteciler muhtemelen şunlar olacak:

1)Fikret Bila

2)Melih Aşık

3)Hasan Pulur

4)Güneri Cıvaoğlu

5)Güngör Uras

6)Mehmet Yılmaz

7)Ertuğrul Özkök

8)Ahmet Hakan Coşkun

9)Yalçın Bayer

10)Güngör Mengi

11)Fatih Altaylı

12)Ayşe Arman

13)Abbas Güçlü

14)Erdal Sağlam

 

  

Gazete Vatan Emek

Twitter: @GazeteVatanEmek

Facebook: https://www.facebook.com/Gazetevatanemek

AYDINLIK BİR GELECEK, çocuklarımıza bırakacağımız en değerli miras...

 

http://www.gazetevatanemek.com/

 

 

Halksız Kurultay’da “ince hesaplar”

Salı, 19 Ağustos 2014 04:04


Halksız Kurultay'da ince hesaplar

 

Sabahattin Önkibar

POLİTİKA GÜNLÜĞÜ - Aydınlık, 19 Ağustos 2014

sonkibar@gmail.com 



Partinin adı Cumhuriyet Halk, lideri sorsanız büyük halkçı ama koskoca CHP tarihinde ilk defa üstelik baskın yaparcasına halksız kurultay yapacak.

Kurultay öncesi sadece millet'e değil, vekillerine de konuşma yasağı getirildi ki dün genelbaşkanlığa adaylığını açıklayan Muharrem İnce bu durumu diktatörlük olarak yorumladı.

Evet göründüğü kadarı ile Kılıçdaroğlu ile ekibi böyle bir tabloda kurultaycılık ve demokratlık oyununu oynayacak.

Peki ilk günden manzara ne midir?

Mustafa Sarıgül hemen Kılıçdaroğlu'nun yanına park ettiğine göre dış dinamikler, Fethullah ve Beykoz Konakları Kılıçdaroğlu ile devam istiyor demektir.

İlaveten CHP'de liderlik hesabı yapan Mustafa Sarıgül, Muharrem İnce ya da başka birinin seçilmesi durumunda kendisinin tamamen gündemden çıkacağını düşünerek bir dönem daha yani 2015 seçimlerine kadar Kılıçdaroğlu ile devam istiyor. Sarıgül'e göre 2015'te CHP kesin mağlup olacak ve Kılıçdaroğlu artık genelbaşkanlıkta kalamayacak.

Peki Deniz Baykal'ın pozisyonu mu?

Baykal, Muharrem İnce'ye sıcak ve Kılıçdaroğlu'na eleştirel ancak tekrar genel başkan olmak istediği sır değil.

Dolayısı ile Deniz Bey'in Muharrem İnce'yi kendini riske etmeden destekliyor görünerek tıpkı Sarıgül gibi 2015'teki genel seçim sonuçlarını bekleyeceğini söyleyenler var...

Böyle bir strateji 2020'ye kadar Tayyip iktidarı demek, dolayısı ile bu süre içinde Atatürk ile Cumhuriyet kalır mı ayrı bir tartışma konusu.

Muharrem İnce'nin dünkü çıkışına dair önemli bir notumuz tüzüğe konacak, "Kaybeden genel başkan gider" maddesidir ki buna hiçbir ahlak ve akıl hayır diyemez.

 

HADIMLAŞTIRILAN MHP!

 

Göstermelik ya da gerçek CHP kurultaya giderken MHP oralı değil.

Oysa Kılıçıdaroğlu 4 yıllık genel başkan, Bahçeli ise 17. yılını bitiriyor.

Dahası alınan mağlubiyetler Kılıçdaroğlu'nun iki katı ki küme düşme yani baraja takılma bile var.

Bir başka şey MHP aslında olağan kongre sürecinde yani normal şartlarda Sonbaharda kurultay yapması gerekiyor ama Bahçeli oralı değil ve genel seçimi ileri sürerek kurultayı ertelemek istiyor.

Milletvekilleri teslim zira seçimde tekrar mebus olmak için Bahçeli'yi karşısına alamıyor.

Tabanda ise Müsavat Dervişoğlu dışında meydan okuyabilen yok.

Lafı dolandırmayacağım bu hal ülkücülerin hadımlaştırılmasıdır...

Evet bir Bahçeli koca bir hareketi teslim almış ve reflekslerini körelterek bir büyük hareketi şahsi çıkar örgütü haline getirmiştir...

Yoo MHP'de 2015 sonrası için de umut yok, Bahçeli ne zaman ölür MHP ancak ondan kurtulur ki o zamana kadar MHP kalır mı göreceğiz...

Peki çıkış yolu mu?

Bütün ülkücüler il ve ilçelerde Bahçeli için istifa çadırları kurarak ölüm orucuna yatmalıdır...

Şiddetsiz bu pasif direniş sonuç getirecektir...

 

BÖLÜNMEYE DİRENEN TEK LİDER!

 

PKK, ABD yani Emperyalizm demek...

Türkiye'nin bölünmesi ve yeni bir devlet projesi demek...

Kürt kardeşlerimizi bin yıllık Anadolu kardeşliğinden koparmak demek...

Gelinen nokta ortada, Apo üç gün önce Tayyip'e teşekkür mesajı gönderdi ki sebebi malum!

Her şey ortada 2015 PKK'nın zafer yılı olacak!

Peki Türkiye adeta canlı yayın izler gibi ayrışmaya dolu dizgin iken toplum önderi olarak buna göğsünü siper eden kimdir söyler misiniz?

Abdullah Gül mü, Tayyip Erdoğan mı, Kılıçdaroğlu, Bahçeli mi kim?

Ayinesi işse kişinin her şey ispatlı tamamı bölünme projesinin içinde...

Yine ayinesi işse kişinin her şey ortada, bölünmeye karşı gövdesini siper eden Doğu Bey yani Sayın Perinçek ve partisi değil mi?

 

TAYYİP'İN ÖLMESİNİ BEKLİYOR!

 

Çok eski bir tanıdık...

AKP'de önemli görevlere bulundu.

Abdullah Gül'ü Türkiye'de en iyi tanıyanlardan.

Erdoğan'ın yaptığı onca aşağılamaya karşın Gül neden suskun ve bundan sonra ne yapar diye sordum şu karşılığı aldım:

-"Tayyip Bey lider, Gül değil. Lider risk alan meydan okuyandır, Abdullah Gül meydan okuyamaz... Bagajı temiz değil diye değil, fıtratında öyle bir kumaş yok... Abdullah Bey şimdi AK Partiden kopup bir oluşuma soyundu soyundu, sonrası yok... Eğer suskun kalır çıkış yapmazsa üç aya kalmaz unutulur. Bunu kendisine defalarca anlattık... Bugün AK Partiden abartısız 40 milletvekili yanına çekebilecek bir pozisyonu var. Yeni bir oluşuma gitse sonuç alabilir ama bir türlü riske giremiyor, korkuyor... Pozisyonu Tayyip Erdoğan'ın başına bir şey gelsin, şartlar beni koltuğa taşısın noktasında."

 

  

Gazete Vatan Emek

Twitter: @GazeteVatanEmek

Facebook: https://www.facebook.com/Gazetevatanemek

AYDINLIK BİR GELECEK, çocuklarımıza bırakacağımız en değerli miras...

 

http://www.gazetevatanemek.com/