21 Eylül 2014
Sabahattin Önkibar

Sabahattin Önkibar


Tayyip Erdoğan'dan yüzyılın rüşveti

 

Sabahattin Önkibar

POLİTİKA GÜNLÜĞÜ - Aydınlık, 16 Temmuz 2014

sonkibar@gmail.com

 

Soru şudur:

Gezi süreci sonrasında ayağa kalkan ABD ile Avrupa kamuoyu ile liderleri ne oldu da bu aralar sus pus oldular?

Sahi ne oldu da Tayyip Erdoğan'a birden ateşi kestiler?

Olanlar amiyane tabirle kabak gibi ortadadır.

Tayyip Erdoğan kendine karşı taarruz başlatanlara yüzyılın rüşvetini sunmuş ve susturmuştur.

Verilen rüşvet Kıbrıs'ta ansızın başlatılan peşkeş süreci ile Ermenilerden özür dilenmesidir.

Sakın ha Ermenilerden özür dileme yok, sadece üzüntü ifadesi var demeyin!

O ifadelerin uluslararası diplomaside özür olduğu vakıadır ki göreceksiniz o adımın peşi gelecektir.

Kuşkusuz bu rüşvetlere Apo ile oturulup müzakereden mütarekeye geçilmesini eklemek gerekiyor.

Evet sadece Irak ile Suriye değil bizim topraklarımızda da şehir devletçikler hedefleniyor ki bunun olması için en kullanışlı isim olarak yolsuzluk iddialarının odağında olan Erdoğan'ı görüyorlar.

 

BARZANİ İLE BUNLARI KONUŞTULAR

 

1) Türkiye üzerinden İsrail'e satılan petrol paralarının transferi... Malum bu konu uluslararası hukukun ilgi alınana giriyor zira Kuzey Irak Kürt yönetimi buna göre satılan petrolden sadece yüzde 17'lik bir pay alabiliyor ve gerisinin Irak'ın merkez yönetimine verilmesi öngörülüyor... İşte Barzani bu gezisi ile Halkbank'ta tutulan bu paranın tamamını istedi.

2) Bağımsız Kürdistan konusu... Barzani bağımsızlık ilanı tarihi için Ankara'nın nabzını tutarken iktidar Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrasını işaret etti. Dahası, Barzani'den Cumhurbaşkanlığı seçimi bağlamında HDP ve Kandil'in Tayyip Erdoğan'ın adaylığına menfi tavır takınmaları için aracı olmasını istedi.

3) IŞİD konusu... İktidar Barzani'den IŞİD ile köprüleri atmamasını tavsiye etti.

 

MARABALARA EMİR GİBİ

 

Önceki gün...

Kemal Kılıçdaroğlu kürsüyü döverek tehdit ediyor...

Marabalarına emreden Ağa edasıyla eşek gibi oy kullanacaksınız demeye getiriyor.

Eskişehir'den Necip Özdemir ve eşinden dün şöyle bir ileti aldım:

-"Sabahattin bey Pazar günü Ulusal Kanal'da sizi ve Prof. Gökhan Çapoğlu'nu dinledikten sonra boykottan vazgeçtik ve oy kullanmaya karar verdik ama dün Kılıçdaroğlu'nun o tehdidini görünce asla sandığa gitmem."

Pardon ama Kemal Bey bu tablonun müsebbibi siz değil misiniz?

PKK ile Apo'ya bile bugüne kadar yukarıdaki ceberrut tutumu hiç takınmayan, keza, Fethullah'ı bağrına basan çelebi kişiliğiniz Atatürkçüler söz konusu olunca mı zıvanadan çıkıyor?

Hayır ben Tayyip'e Truva atı olmama adına sandığa gitmeye kararlıyım ama biliniz ki o tavrınız şık değildi.

 

BU BELA HEDİYESİ!

 

Önceki gün Kahramanmaraş'ta...

Ve dün Adana'da halk galeyana gelip Suriyelilere hücum etti.

Kürt-Türk, Alevi-Sünni, inançlı-inançsız, çapulcu-hain ayırımları derken yeni bir bela kapımızda ki bu AKP iktidarının bayram hediyesidir.

Evet bir buçuk milyonu aşan Suriyeli göçmenler olayı artık sosyal barışımızı tehdit ediyor ki iki şehirde meydana gelen olaylar tartışmasız infialdir.

Dramatik olan bu belanın bu iktidarın bizzat yarattığı sorun olmasıdır.

Evet Erdoğan ile Davutoğlu'nun yanlış Suriye politikası sadece onlarca milyar dolarlık maddi kayıp ve büyük bir itibar erozyonunu değil, aynı zamanda sosyal barışımızı tehdit ediyor...

Bu büyük bela ancak ve sadece Tayyip Erdoğan alaşağı edilirse def edilebilir...

 

 

 

Gazete Vatan Emek

Twitter: @GazeteVatanEmek

Facebook: https://www.facebook.com/Gazetevatanemek

AYDINLIK BİR GELECEK, çocuklarımıza bırakacağımız en değerli miras...

 

http://www.gazetevatanemek.com/

 

 


Tayyip'e kuyruk olan Atatürkçüler!

 

Sabahattin Önkibar

POLİTİKA GÜNLÜĞÜ - Aydınlık, 15 Temmuz 2014

sonkibar@gmail.com

 

Okurlarım ve Ulusal Kanal'daki izleyicilerim Cumhurbaşkanlığı seçimi bağlamında ikiye bölünmüş durumda.

Kimileri ha Tayyip ye Ekmel deyip sandığa gitmeyi düşünmezken kimileri ehveni şer deyip İhsanoğlu'na oy vermeyi düşünüyor.

Peki Ekmeleddin İhsanoğlu'nun adaylığına ilk günden beri karşı çıkan ben ne mi yapacağım?

Duygularımı ve egomu aşıp sandığa gideceğim...

Niçin mi?

Tayyip Erdoğan'a Truva atı oldular dedirtmemek için!

Oyumu boş mu dolu mu kullanırım henüz karar vermedim ama sandığa gidip katılımın yüksek olmasına katkı sunacağım.

Evet benim hükmüme göre Atatürkçüler, milliyetçiler, ulusalcılar ve gerçek devrimciler oluşacak tablodan sorumlu tutulmamalı ve tamamı sandığa gitmelidir.

Eğer gidilmezse emin olun malum güruhlar bu durumu her fırsatta Tayyip'e kuyruk oldular diye istismar edip saldıracaklardır.

Bir başka boyut bugünün konjonktüründe Başkan ya da Sultan olmak için çırpınan Tayyip Erdoğan ülke bekası için Ekmel'den çok daha riskli zira Apo ve Barzani ile yoldaşlığı ortada.

Keza hırsızlık iddialarının ipoteğinde olması ona kendini kurtarma adına her türlü çılgınlığı yaptırabilir.

 

İSRAİL KORKUSUYLA GAZZE'YE GİDEMEDİ!

 

Tam 14 ay önceydi...

Tayyip Erdoğan Gazze'ye gideceğini açıkladı.

Dahası, üç kere bugün-yarın gidiyorum diyerek güya kararlı olduğunu ortaya koydu.

Derken aradan geçti 400 küsür gün!

Tayyip Erdoğan Gazze'ye gidemedi çünkü İsrail ile ABD gitmeyeceksin dedi.

Bu tablo bir ülke ve Başbakan'ı için yüz kızartıcı bir durumdur.

Böyle şeyler hükümran yani gerçekten bağımsız devletlerde değil sömürge yönetimlerinde olur.

Yıllardır soyut "One Minute" cakasını satan Tayyip Erdoğan bu utanmazlığı acaba nasıl açıklayacak?

İlaveten ona kul olan sözde İslamcılar bu rezilliği nasıl sineye çekiyor!

 

TRT'NİN ZENGİN ETTİĞİ GAZETECİLER?

 

CHP iki gün önce TRT için 6 trilyonluk yolsuzluk iddiasıyla soru önergesi verdi.

Maaesef TRT yönetimi sadece siyasi tarafgirliği ile değil böylesi iddiaların da merkezindedir.

Nitekim bize TRT'nin dış yapıma aktardığı onlarca trilyonla alakalı bir dosya intikal ettirildi ki iddialar korkunç.

Haksızlık etmemek için bu iddiaları ortaya koymadan önce İbrahim Şahin'e çağrım şudur:

Genel Müdürlüğe geleli beri ne kadar dış yapım harcaması yaptın?

Hangi gazetecilere dış yapım ambalajı ile işler verdin?

Ayşe Böhürler, Avni Özgürel, Tayfun Talipoğlu ve benzeri gazeteci kökenli isimlere toplamda kaç on trilyonluk ödeme yaptın?

İbrahim Şahin kendine güveniyor ise sütunumu tahsis edeceğim ve açıklamalarını yayınlayacağım... Bekliyorum.

 

KÜRDİSTAN DAVETİYESİNE SEÇİMİ BEKLE CEVABI!

 

Neçirvan Barzani nerede ise her hafta Ankara'da ki önceki gün yine Erdoğan'la buluştu.

Dün de Mesut Barzani Başkentteydi.

Kulisleri yokladım, Peşmerge Reisi Bağımsız Kürdistan'ın ilan şöleni davetiyesini getirmiş.

Yok şaka yapmıyorum, Barzani'nin bağımsızlık ilan edeceği artık netleşti.

Keza Türkiye'nin böyle bir devlete itiraz etmeyeceği yine Barzani'nin ifadesi.

Durum bu ise bu seyahat belli ki bağımsızlık törenlerine davet içindir.

Peki Tayyip Erdoğan o törene gidecek mi?

Ankara'daki fısıltı şudur:

Erdoğan Barzani'den şunu rica etmiş:

-"Cumhurbaşkanlığına seçilmeme kadar bağımsızlık ilanını ertele zira Türk kamuoyunda farklı tepkiler oluşur ve seçilmemi etkileyebilir... Seçildiğim taktirde söz kuruluş gününüze geleceğim."

Kuşkusuz bu kulis spekülasyonudur ama yaşananlar ve süreç insana acaba mı dedirtiyor.

 

MARK GROSSMAN'A VAR MUHABİRE YOK!

 

TGRT ile Türkiye Gazetesi çalışanlarından yoğun mesajlar alıyorum.

Söyledikleri şu:

"-Ağbi, Tayyip Erdoğan'ı alkışlamak için Türkiye Gazetesine transfer edilen dönek marksist yazarların onlarca milyarlık maaşları her ay düzenli olarak ödenirken bizlerin cüzi maaşlarımız aylar geçti ödenmiyor."

Araştırdım iddialar doğru ki bu durum pek çok medya portalına haber oldu!

Şimdi bu tabloya tarikat adaleti işte budur dersek söyleyin haksızlık mi yapmış oluruz!

Bu arada Mücahit Ören çok sayıdaki villalarından bir iki tanesini satıp mübarek ramazan günü evine ekmek götüremeyenlere niye hakkını ödemiyor?

Keza eski ABD Ankara büyükelçisi Mark Grossman'a İhlas'ın her ay ödediği 150 bin dolar maaş hala devam ediyor ise o muhabirlere maaş vermemek vicdanları kanatmıyor mu?

 

 

 

Gazete Vatan Emek

Twitter: @GazeteVatanEmek

Facebook: https://www.facebook.com/Gazetevatanemek

AYDINLIK BİR GELECEK, çocuklarımıza bırakacağımız en değerli miras...

 

http://www.gazetevatanemek.com/

 


"Ak Partinin aleyhinde değilim!"

 

Sabahattin Önkibar

POLİTİKA GÜNLÜĞÜ - Aydınlık, 11 Temmuz 2014

sonkibar@gmail.com

 

Başlıktaki ifadenin sahibi Ekmeleddin İhsanoğlu'dur ve dün dillendirilmiştir.

AKP'yi üniter Cumhuriyetimiz ve değerleri adına tehdit gören bendeniz bu sözlerden fevkalade hicap duydum.

Keza Tayyip iktidarının Ermenilerden özür dilemesine İhsanoğlu'nun alkış tutmasını onaylamam mümkün değildir.

Buradan hareketle son günlerde etrafımı kuşatan Ekmelcilere bu adamın neyine sahip çıkayım deme hakkım doğuyor.

16 Haziran yani İhsanoğlu isminin ortaya atılmasının üzerinden 25 gün geçmesine rağmen Ekmel Bey'den Tayyip Erdoğan'ın kendisi için kullandığı Monşer ifadesini sahiplenmesinin dışında akılda kalacak bir mesajı işiteniniz oldu mu?

Evet ne yeni bir mesaj ne de AKP ile Erdoğan'a itirazı duyanınız var mı?

Pardon "Ekmek için Ekmeleddin" sloganı mı dediniz!

Güldürmeyin beni siz hem ısrarla Cumhurbaşkanı icra makamı değil diyeceksiniz hem de böyle bir sloganla milletin karşısına çıkacaksınız!

Yazık... Tayyip Erdoğan'a karşı nefretin zirvede olduğu bir iklimde böyle bir adayla Erdoğan güle-oynaya Köşke taşınacak. Benim kahrolmam bunun için!

 

İŞTE FETHULLAH'LA UZLAŞANLAR!

 

Hep söyledik ve yazdık ve yine tekrar edelim:

Tayyip Erdoğan ile F tipi örgüt ülke adına aynı derecede tehdittir.

Yapılması gereken ikisi ile mücadeledir.

Bakın Tayyip Erdoğan siyasi figürdür ve devlet gücünü elinde tutuğu için hükümrandır.

O gücü kaybettiği dakika yok olacaktır.

Oysa cemaatin durumu farklıdır.

Cemaat haşhaşi psikozlu kesin inançlı müritlerini devlete sızdıran bir büyük beladır.

Başka bir anlatımla cemaat Türkiye'nin ciğerlerine musallat olan kanserdir.

Dolayısı ile ondan kurtulmak Türkiye için varlık sebebidir.

Peki cemaatten kim kuraracak bu ülkeyi?

F tipi örgütle kol kola giren Kılıçdaroğlu, Bahçeli, İstanbul sermayesi, merkez medya ya da Cumhuriyet Gazetesi mi?

 

BEN BUNLARIN DİNİNDEN DEĞİLİM!

 

Ben inançlı bir insanım ama o Müslümanlardan değilim!

Kastım Irak'ın Ninova kentinde Yunus Peygamberin mezarını baltalarla yok eden IŞİD'lilerdir ki isteyen o görüntüleri sanal medyadan izleyebilir.

Aynı IŞİD'lilerin ciğer söken görüntüleri gözümün önünde!

Hayır benim inandığım İslam bu değil.

Mezarda dua okumak küfür deyip mezarları dümdüz eden bu caniler İngiliz islamı olan Vehhabiliğin bakiyeleridir.

Aynı güruh Sevgili Peygamberimizin mezarını da dümdüz ederken Büyük Atatürk'ün Suudi Kralına mesaj gönderip, "Peygamberimizin mezarına dokunursan ordumla beraber aşağı inerim" diye ültimatom çektiği dışişleri arşivindedir.

Ve heyhat bu mezar soyguncusu çetelere Recep Tayyip hâlâ terörist demiyor!

 

YURT DIŞI OYLAR VE MAÇ TARİHİ!

 

Futbol Federasyonunun yönetiminde olan bir isim dün beni aradı.

-Sabahattin Bey maç niye ertelendi biliyor musunuz?

-Hangi maç?

-Fener'le Galatasaray'ın yapacağı süper kupa maçı.

-Ben o haberi kaçırmışım!

-Bu maç önce 15 Ağustos'ta oynanacaktı.

-Eeee.

Sonra 25 Ağustos'a alındı. Niye biliyor musun?

-Niye?

-Demirören'e yukarıdan telefon gelmiş. Cumhurbaşkanlığı seçimi arefesinde maçta Tayyip Erdoğan aleyhinde tezahürat olur endişesi ile maçı seçim sonrasına aldılar.

Evet dinlediklerim aynen bunlar.

Soruyorum maçta olumsuz bir slogan olur ihtimalini bile hesap edenler THY'nin Türkiye'ye taşıyacağı yurt dışı oylar için bir şeyler düşünmez mi?

 

 

 

Gazete Vatan Emek

Twitter: @GazeteVatanEmek

Facebook: https://www.facebook.com/Gazetevatanemek

AYDINLIK BİR GELECEK, çocuklarımıza bırakacağımız en değerli miras...

 

http://www.gazetevatanemek.com/

 


İşte Tayyip ile gizli paslaşanlar!

 

Sabahattin Önkibar

POLİTİKA GÜNLÜĞÜ - Aydınlık, 10 Temmuz 2014

sonkibar@gmail.com

 

Aydınlık Gazetesi ve yazarları Cumhurbaşkanlığı seçiminde Tayyip ile paslaşıyormuş!

Yazarlardan biri bendeniz olduğuma göre kendimle alakalı cevap vereceğim.

Tayyip Erdoğan'ın Türkiye'de en çok ceza ve tazminat davası açtığı gazeteci bu satırların yazarıdır.

Tayyip Erdoğan'ın yazısından ötürü hapse mahkûm ettirdiği bu satırların yazarıdır.

Tayyip Erdoğan'ın hışmına uğrayıp Akşam Gazetesinden kovulan bu gazetenin yazarıdır ki tanıklarım Ali Coşkun ile Melih Gökçek'tir.

Ve ahlakî ya da vicdanı olan herkes bilir ki ilk günden beri Tayyip Erdoğan'a en keskin muhalefeti yapanlardan biri bu satırların yazarıdır.

Hal böyle iken düne kadar Tayyip'e kuyruk sallayan kimileri utanmadan vay efendim nasıl olur da Ekmeleddin'e muhalefet edip Erdoğan'a dolaylı destek olursunuz diye bizlere saldırıyorlar.

Ne bendeniz ne de Tayyip'le mücadelede en az benim kadar dik durup benden bin kere daha fazla bedel ödemiş olan Aydınlık'ın önder kadroları kimseye destek oluyor falan değildir.

Bizim feveranımız yağmurdan kaçarken doluya tutulma çığlığıdır.

Bizim itirazımız ABD-Suud kırması bir adaya mahkûm edilme emrivakisidir.

Bizim karşı çıkışımız Tayyip'in sakin olanının alternatif diye sunulup Erdoğan'ın güle-oynaya Çankaya'ya taşınma endeşisidir ki anketler ortadadır.

Söyleyin Ankara ve Yalova seçimlerinde güç birliğinin öncülüğünü yapan kimdi?

Yapanlar Aydınlık yazarları ise bugünkü duruş içeriğinin emperyalist dayatmaya itiraz olduğu nasıl görülmez?

Tayyip ile asıl paslaşanlar halkın önüne Ekmel misali dalgakıranlar koyup Erdoğan'ı Köşke ışınlayanlardır...

 

SUUDLU'YA İMAR, TÜRK'E YIKIM!

 

Sevda Tepesi'ne imar verip Suudlu'ya peşkeş çektiler.

Teşekkür TÜRGEV'e yapılan 99 milyon dolarlık bağış oldu!

Peki Boğaziçinin ırzına geçen bu teşebbüse imza atanlar söz konusu gariban Türkler olduğunda ne yapıyorlar.

İmar vermek bir yana yıkıp geçiyorlar.

Vahdettin sevdalısı Başbakanımız onun Çengelköy'deki köşküne yerleşecek ya, manzarası güzel olsun diye 60 yıldır o bölgede oturan insanlar sürgün ediliyor.

Evet Vahdettin Köşküne çevre düzenlemesi adıyla 13 hane istimlak ediliyor.

Görüyorsunuz artık bu ülkede Suudlu olmak Türk olmaktan makbul hale gelmiştir.

 

TAYYİP'E REZİL DİYOR, PEKİ KENDİSİ?

 

Today's Zaman'ın genel yayın yönetmeni Bülent Keneş önceki gün şu Tweet'i atmış:

-"Bu rezilin (Tayyip Erdoğan'ın) muhterem annesi iyi ki bu günleri görmeden vefat etmiş de nasıl bir evladı olduğunu görme ve kahrolma zulmünden kurtulmuş."

Bu tweet sonrasında Bülent Keneş'e soralım:

Bülent Efendi sen değil misin 2009'da CNN-Türk'te Cüneyt Özdemir'ın programında Tayyip Erdoğan'a muhalefet ettim diye orada bana ağır ifadelerle hücum edip saldırılar yapan?

O sen şimdi mensubu olduğun F tipi örgütü afişe etti diye Tayyip Erdoğan'a rezil diyorsun!

Erdoğan rezil mi değil mi onu bilmem ama senin derdin Tayyip değil Başbakan'ın ifadesi ile mensup olduğun F tipi örgüt!

Dinime küfreden bari Müslüman olsa ifadesi işte bu gibi durumlar için dillendirilmiştir.

 

BURAK-SİSİ-NETANYAHU!

 

Baba Sisi'yi güya topa tutuyor, oğlu ona mal taşıyor.

Evet Tayyip Erdoğan'ın büyük oğlu Burak, Sisi'nin Mısır'ına mal taşıyor.

Ki hatırlayın aynı Burak'ın gemilerini İsrail'e gönderdiği haber olmuştu.

Şimdi ticarat başka siyaset başka diyecekler.

Tabii para söz konusu olduğunda her şey mübah!

İlke, inanç, tutarlılık hak getire!

Benzer bir şeyi kazara Doğu Perinçek'in oğulları Mehmet ya da Can yapsaydı Tayyip meydan meydan bunun istismarını yapıp İşçi Partisi liderini hedefe oturturdu.

Anlamakta zorlandığım böyle birinin hala halkta kabul ve itibar görebilmesidir...

 

 

 

Gazete Vatan Emek

Twitter: @GazeteVatanEmek

Facebook: https://www.facebook.com/Gazetevatanemek

AYDINLIK BİR GELECEK, çocuklarımıza bırakacağımız en değerli miras...

 

http://www.gazetevatanemek.com/

 

 

11 Ağustos’a dikkat! [Sabahattin Önkibar]

Cumartesi, 12 Temmuz 2014 20:17


11 Ağustos'a dikkat!

 

Sabahattin Önkibar

POLİTİKA GÜNLÜĞÜ - Aydınlık, 12 Temmuz 2014

sonkibar@gmail.com

 

Tayyip Erdoğan birinci turda seçilirse -ki işaretler onu gösterir- ertesi gün yani 11 Ağustos'ta neler mi olacak?

Yok Necdet Özel, Hüseyin Kıvrıkoğlu'nun Mesut Yılmaz'a yaptığını yapmayacak yani "Aklanmadan onu köşke çıkarmayız" demeyecek.

Tayyip Erdoğan hemen erken genel seçim kararını alacak zira bu şekilde hem o rüzgardan AKP'yi yararlandıracak hem de yeni AKP'yi kendisi dizayn edecek.

Dahası, 11 Ağustos'ta CHP eşyanın tabiatı gereği karışacağından seçime adeta muhalefetsiz olarak girecek.

İlaveten Abdullah Gül, Bülent Arınç ve Cemil Çiçek gibi isimlerin yeni siyasi model arayışlarının önünü kesip ekarte etmiş olacak.

Kısacası 11 Ağustos'ta Tayyip Erdoğan yeni bir 10 yıla yelken açacak ve 2023'e bir adım daha yaklaşacak!

İşte Ekmel ile kurulan emperyal oyun budur!

 

ÖCALAN'IN GURUR DUYDUĞU İSİMLER

 

PKK'nın talep ettiği yasa TBMM'den geçti.

Abdullah Öcalan bunun üzerine önceki gün bir teşekkür mesajı yayınladı.

İşte Öcalan'ın gurur duyduğu milletvekillerinden bir demet:

-Ahmet Kutalmış Türkeş (AKP Mebusu, Türkeş'in küçük oğlu)

-Köksal Toptan.

-Kemal Kılıçdaroğlu

-Selçuk Özdağ (MHP davasında idamla yargılandı)

-Hüseyin Aygün

-Mehmet Sağlam

-Naci Bostancı.

-Sezgin Tanrıkulu

-Cemal Öztaylan (AKP'deki ülkü Ocakları eski Başkanı)

-Şamil Tayyar

-Oğuz Kaan Köksal.

 

BAHÇELİ, O GAZETE VE GENELGE!

 

Anketler ve tepkiler ortada, ülkücüler Ekmel'e ısınamadı.

Öyle ki Ekmel yerine hâlâ Tayyip diyecek ülkücülerin var olduğu anketlere bile yansıyor.

Bunu gözlemleyen Devlet Bahçeli önceki gün bir genelge yayınladı ve oylar Ekmel'e dedi.

Evet genelge ya da fermanla oy transferi istiyor.

Ülkücüler robot ya da Bahçeli'nin müridi ya, ver emri al oyu olacak!

Belli ki Devlet Bahçeli ülkücü camiayı 3 bin adet satılan emireri Ortadoğu gazetesi sanıyor.

Yahu o gazetede ülkücü hareket ya da mücadeleden gelen yok.

Bir iki istisna dışında tamamı ülkücülükten geçinen kişiliksiz zavallılar.

Bahçeli, Ekmel'e hayır deseydi tamamı "Kahrol Ekmel" demeyecek miydi?

 

CAMİ YAKANLARA SUSAN TAYYİP!

 

-"CHP 70 sene önce camilerimizi kapattı"

Kim diyor bunu?

Tayyip Erdoğan!

Hep yazdık, 1940'lı yıllarda olan, mukaddes emanetlerin saklanması ve savaş için buğday stok edilmesi adına birkaç caminin, bombalanma ihtimalinden kurtulma adına değerlendirilmesidir.

Peki yalan üzerine istismarlar yapan Tayyip Erdoğan İstanbul Esenyurt'ta Muhammediye Camimizin yakılmasına niye tepki vermiyor?

Evet ikidir cami ateşe veriliyor Erdoğan'dan tık yok.

Yoksa yakılan cami Caferilerin diye mi bu suskunluk?

IŞİD mezar yıkıyor tık yok, El Kaide ciğer söküyor tık yok, Boko Haram kadın satıyor tık yok.

Varsa yoksa iki ayyaş diye saldırdıkları Atatürk ile İnönü!

 

 

 

Gazete Vatan Emek

Twitter: @GazeteVatanEmek

Facebook: https://www.facebook.com/Gazetevatanemek

AYDINLIK BİR GELECEK, çocuklarımıza bırakacağımız en değerli miras...

 

http://www.gazetevatanemek.com/