24 Temmuz 2014
Sabahattin Önkibar

Sabahattin Önkibar


Tayyibiye Alayı ve Apo Paşa!

 

Sabahattin Önkibar

POLİTİKA GÜNLÜĞÜ - Aydınlık, 28 Mayıs 2014

sonkibar@gmail.com

 

Hamidiye Alaylarını biliyorsunuz.

Abdülhamit’in feodal Kürt derebeylerini paşa yaptırıp yöresel birlikler oluşturmasıydı ki bu yapı devletin silahlı kuvvetlerinin dışındaydı.

Bugünkü AKP iktidarı PKK ilişkisi bu yapılanmayı çağrıştırıyor.

Abdullah Öcalan adeta rütbe verilip Paşa yapılmış Kürt derebeyi muamelesini görüyor.

Dahası, PKK yasaların üstünde bir ayrıcalığa sahip.

Düşünün Diyarbakır-Bingöl karayolunun PKK tarafından 24 saat kesilmesine herkese laf yetiştiren Tayyip Erdoğan’dan değil bir eleştiri, bu olay Erdoğan korkusundan gazetelere haber bile olamıyor.

Keza Türkiye Cumhuriyeti Devleti bölgede karakol inşaatı yapamıyor zira inşaata malzeme götüren araçlar yakılıp işçiler dağa kaldırılıyor.

Bitmedi...

PKK 15 yaşındaki çocukları devşirme adına dağa kaldırıp anneleri sokağa dökerken Erdoğan oralı olmuyor.

Hakkını yemeyelim, Hamidiye Alaylarında yine bir millilik vardı peki PKK öyle mi?

 

TUĞRA’DAN SONRA ALFABE!

 

Aydınlık o güzel haberini birinci sayfada daha büyük vermeliydi.

Evet hedef gerçekten TC yerine Tuğranın getirilmesidir ki AKP’li vekilin girişimi ortada.

Yakındır, alfabemiz üzerinde de tartışmalar başlatılacaktır.

Adım adım çıkıyorlar merdivenleri.

İşte faizsiz kamu bankaları geliyor ki bunun adı rejimin değişmesidir.

Milli Eğitim’in İmam Hatip’e endekslendiği bir toplumun varacağı istasyon karanlıktır.

Ama heyhat çağdaş Türkiye’yi kuran CHP bütün bunları görmezden geliyor ve susarak katkı sunuyor.

Keza laik MHP Bahçeli ile Tayyip’in katarına vagon!

 

CEMEVİ ÖRGÜT EVİ Mİ?

 

Görgü tanıklarının ifadesi ortada.

Polis Cemevi’ne adeta örgüt evi anlayışı ile ateş etmiş.

Öyle olduğu için de başsağlığı için orada bulunan Uğur Kurt vuruldu.

Dramatik olan Adliyenin tutumu.

Olayın olduğu yer Türkiye’nin en büyük Adliyesine yürüme mesafesinde ama savcı yarım gün sonra gitmiş.

Daha dramatik olanı savcının görgü tanıklarını dinlememesi.

Bu tablo devletin Cemevini ibadethane olarak değil de yukarıda belirttiğimiz gibi örgüt evi olarak gördüğünün delili değil midir?

 

GÜL’DEN SONRA ÇİÇEK!

 

Bahçeli ne yapıyor böyle anlayan var mı? Abdullah Gül’den sonra Cemil Çiçek’i ziyaret etti.

Gündemi malum Tayyip Erdoğan’a karşı çatı adayı bulmak.

Pardon ama Bahçeli bunu Gül ve Çiçek’le mi yapacak?

Söyleyin bunu yapan biri ile yola çıkılabilir ya da ciddiye alınabilir mi?

Daha önce de yazdım maksadı uğraşta görsünleri oynamaktır ama asıl niyeti postunu yani koltuğunu korumaktır.

Hiç kuşkunuz olmasın, tıpkı Sadi Somuncuoğlu yerine Ahmet Necdet Sezer’i ve akabinde Abdullah Gül’ü Çankaya’ya taşıması misalı bir sonuç ortaya çıkacak yani bu manasız şovlar Erdoğan’ın köşke çıkmasına katkı yapacak.

 

CENNETTEN SON HABERLER

 

Hatırlayın AKP güruhu güpe gündüz havai fişekler patlatmıştı.

Türkiye’yi cennete yani Avrupa Birliğine sokacaklardı, kamuoyuna öyle sundular.

Sonrası malum.

Haçlı Emperyalizminin birliği olan AB Ankara’ya bekle dedi ve kapıya dikti.

Derken iki gün önce perde indi, hakikat görüldü.

Avrupa seçmeni bırakın Türkiye’yi AB’ye almayı, kendisi bile bu birliği istemiyor.

Fransızlar Brüksel’den yönetilmeye karşı ki İngiltere’de de benzer işaretler var.

Tablo bu ama göreceksiniz bizim liberal tayfa ile dinci hokkabazlar aynı cennet şarkısını söylemeye devam edecekler.

 

  

 

Gazete Vatan Emek

Twitter: @GazeteVatanEmek

Facebook: https://www.facebook.com/Gazetevatanemek

AYDINLIK BİR GELECEK, çocuklarımıza bırakacağımız en değerli miras...

 

http://www.gazetevatanemek.com/

 


Başbakanın sevdiği zengin gazeteciler

 

Sabahattin Önkibar

POLİTİKA GÜNLÜĞÜ - Aydınlık, 27 Mayıs 2014

sonkibar@gmail.com

 

Dün yazılı basından bir haberin başlığı şuydu:

-“3 Maden Ocağının sahibi olan Medya Ceo’su.”

Bu isim hakkında şöyle bir ipucu verildi:

-”Bu CEO havuz medyasından.”

Kastedilen Başbakan’ın damadının kardeşi Sabah’ın CEO’su Serhat Albayrak mı bilmem ama bu habere şaşırmadım.

Niye mi?

AKP ile beraber dolar milyoneri olan gazeteci sayısı katlandı da ondan.

Hayır bu zenginlik çalıştıkları kurumlardan aldıkları maaşla değil, devletten aldıkları ihalelerin sonucu.

Mesela kim mi?

İhlas Medya Grubu Ankara Temsilcisi olan Nuri Elibol.

2000 yılı sonrası TSK’dan ilişiği kesilen Elibol, AKP iktidarı ile beraber bırakın zengin gazeteciler listesine, Ankara’nın en zenginleri arasına girdi.

Peki bu nasıl mı oldu?

Kurduğu Ulubol isimli inşaat şirketine gazetecilik yaptığı süreçte kamudan aldığı ihalelerle.

Bu hadise gizli değil, Başbakan da bütün Ankara medyası da biliyor ama ne Tayyip Erdoğan önemsiyor ne de medya yazıyor...

Tersine Murat Yetkin gibi sözde solcu gazeteciler sık sık beraber yemeğe gittiği Nuri Elibol’u referans gazeteci olarak köşelerine taşıdı.

Erdoğan ise Elibol’u sürekli olarak Başbakanlık uçağında ağırlıyor ki son olarak Köln’e götürdü.

Özal işini bilen memuru, Tayyip Erdoğan ise galiba zengin gazeteci seviyor!

 

DENİZ BAYKAL SESLERİ!

 

Cumhurbaşkanlığı adaylığı için Deniz Baykal ismi öne çıkmaya başladı.

MHP’den Baykal adına olumlu işaretler geliyor.

Merkez sağdan da benzer belirtiler var.

Deniz Bey’in birikimi ve yüksek düzeyde tanınıyor olması en büyük avantajı.

Ama kaseti var mı dediniz!

Tayyip Erdoğan’a atfedilen “Evi sıfırla Bilal” kaseti sonrasında Baykal’ın kasetinin bir hükmü kalmadı.

Deniz Bey’in tek dezavantajı kendi partisi.

Evet Kılıçdaroğlu ve ekibi Baykal’ı istemiyor zira aday yapılır ve Cumhurbaşkanı seçilemezse o rüzgarla CHP’nin başına geçeceğini düşünüyor.

 

FETVA VERİLDİ

 

Prof. Hayrettin Karaman’ı biliyorsunuz!

Yeni Şafak’ta yazar ve iktidarın fetvacısı gibidir.

İşte bu Hayrettin iki gün önce şöyle buyurdu:

-“İslam ile Sekülerizm ve laisizmin uzlaşan ve paralellik arzeden yönü yoktur.”

İslam uzmanı olmadığım için teknik cevabı Yaşar Nuri Öztürk ve Zekeriya Beyaz Hocalarıma bıraktıktan sonra soracağım soru şudur:

-“Bu fetva neden şimdi?”

Gizli ajanda bu fetva ile yürürlüğe mi konuluyor?

90’lı yıllarda demokrasi tramvaydır deyip laikliğe hücum eden Tayyip Erdoğan yeni bir sürece fiili olarak yelken mi açacak?

 

ANKARA SEÇİMİ TEKRARLANIR MI?

 

Mansur Yavaş, Anayasa Mahkemesine Ankara seçimlerinde hile yapıldığı iddiasıyla malum müracaat etmişti.

AYM dün Yavaş’tan ek belgeler istedi.

Bu talep kulislerde heyecana sebep oldu.

Dahası Başbakan’ın hedefe oturttuğu AYM Başkanı Haşim Kılıç’ın bu oylamaya katılmayacağı iddia edildi ki bu da farklı yorumlandı.

Peki bundan sonra ne mi olur?

Anayasa Mahkemesinin seçimleri iptal gibi bir yetkisi yok.

Ancak...

AYM eğer seçimde hileye hükmeder ise Yüksek Seçim Kurulu buna kayıtsız kalamaz.

 

TARABYA URLA GİBİ OLACAK

 

Haber korkunç.

İller Bankası Tarabya’da birinci deredecede SİT alanı olan bir tarlayı satın alıyor.

Derken bu tarlanın imara açılmasına müracaat ediliyor.

Kararı verecek olan bilirkişi tanıdık.

Urla’daki malum villa olayının kahramanları yani izin ya da olur veren isimler.

Korkarım ki bu tesadüf değil.

Göreceksiniz Tarabya’da imara açılma izni verilecek.

Akabinde TOKİ İller Bankasından bu arsayı alacak.

Ve TOKİ Türkiye’nin tartışmasız en değerli bu devasa arsayı bir yandaşa peşkeş çekecek.

Sahi merak ettim, Özelleştirme İdaresine “Kupon arazilerin satışından haberim olsun” diye talimat veren Başbakanımızın bu olanlardan haberi olmuş mudur?

 

 

 

Gazete Vatan Emek

Twitter: @GazeteVatanEmek

Facebook: https://www.facebook.com/Gazetevatanemek

AYDINLIK BİR GELECEK, çocuklarımıza bırakacağımız en değerli miras...

 

http://www.gazetevatanemek.com/

 

 


TSK’ya yeni Alevicilik ve fuhuş tezgâhı

 

Sabahattin Önkibar

POLİTİKA GÜNLÜĞÜ - Aydınlık, 24 Mayıs 2014

sonkibar@gmail.com

 

Dün mutat Adliye mesaisindeydim.

Sabah-ATV Grubu için emin olun sadece “Havuz Medyası” dediğim için ifademe başvuruldu.

İfade çıkışı bir hanım ağlayarak yaklaştı ve aramızda şöyle bir diyalog gelişti:

-Sabahattin Bey, ben sizi Ulusal Kanal’dan tanıyorum, beni bir dakika dinleyebilir misiniz?

- Buyrun!

- Ben, Kara Kuvvetleri Lojistik Komutanlığı’nda çalışıyorum.

-Evet

-Badem bıyıklı bir savcı benim ifademi aldı.

-Ne ile suçlanıyorsunuz?

- (Hıçkırarak) Alevilik ve orospulukla.

- Anlamadım.

-İşte ifade tutanağım. Biri mail atmış ve bir sürü insan o soyut mail’den hareketle ifadeye çağrıldı.

-Olur mu öyle şey. Polis araştırma yapmamış mı?

-Hayır, “Hakkınızda böyle bir mail var, ne diyorsunuz” diyorlar. Söyleyin, şimdi ben kendini topluma nasıl anlatırım? Millet bana hangi göz ile bakar. Somut hiçbir veri sunmadan Alevicilik ve fuhuş organizasyonu diyorlar.”

-Anlattıklarınız dehşet. Amaçları ne olabilir?

-Bilmiyorum ama muhtemelen KKK Lojistik Merkezi çok çok büyük alımların olduğu bir yer. Burayı ele geçirip mal satmak istiyor olabilirler. Bunun içinde Aleviliği ve fuhuşu kullanıp kadro tasfiyesiyle yeni bir yapılanmaya gitmek istiyor olabilirler.

Hadiseyi yorum yapmaksızın aktarıyor ve KKK ile Genelkurmay’ı bu konuda açıklama yapmaya davet ediyorum.

 

ALEVİ-SÜNNİ AYRIMCILIĞIYLA CUMHURBAŞKANLIĞI’NA!

 

Saldıracak düşman bulamıyor.

Soma faciasında bile Yılmaz Özdil ile Yazgülü Aldoğan’a muhtaç.

Laiklik, türban, İmam- Hatipler, Mason, darbe, TSK, Paralel devlet, Rahmi Koç, Aydın Doğan benzeri istismar konuları bir bir tükendi.

Oysa onun siyasi varlığı bu gibi konuları istismara ve mağduriyete endeksli.

Bulduğu yeni cepheleştirme konusu Aleviler ki ilk işaretini, “Almanya ateist Alevileri destekliyor” diyerek verdi.

Peşi sıra iki gündür Okmeydanı’nda yaşananlar ortada.

Açıktan Alevi avı başlatıldı.

Camiye ayakkabı ile girdiler” diyerek aylarca çarpıtma yapanlar cemevine bırakın ayakkabıyı, polislerini kurşunlarıyla soktular ki Uğur Kurt’u katlettiler.

Her şey ortada...

Görülmüştür ki Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanlığı kampanyasını Alevi-Sünni ayırımcılığı üzerinden yapacak ve Sünni oyları bu şekilde konsolide etmeye çalışacak.

 

VALİ YAPTIRAN VİLLA!

 

Evet, Urla’da Tayyip Erdoğan adına Latif Topbaş tarafından yapıldığı iddia edilen villayı kastediyorum.

Ama ne villa?

Medyaya göre, İzmir Valisi Cahit Kıraç’ı doğuya sürdürdü.

Sadece o mu?

Yine sosyal medyaya göre -doğru mu bilmem- Urla Kaymakamı olan Şehmuz Günaydın bu olayda tam not aldığından ötürü Kastamonu’ye vali yapılmış.

Şehmuz Bey’e haksızlık etmek istemem ama bu atama bu konjonktürde kafa karıştırır; zira Urla gibi küçücük bir ilçeden vali ataması pek görülen bir uygulama değil.

Devlet kavramı Osmanlı dahil yüzyıllardır hiç bu kadar hafife alınmamıştır.

Yazık...

 

MEDRESELEŞEN ÜNİVERSİTELER

 

Medreseler iman ya da biad’ı, üniversiteler ise sorgulamayı öğretir.

Realite bu; lakin Türkiye’deki uygulama farklıdır.

Maalesef AKP ile beraber üniversitelerimiz medreseleşmiştir.

Bırakın sorgulamayı zerre bir itirazda dahi bulunmuyor.

Hukuk cinayetleri olur, susarlar.

Ülke bölünmenin eşiğine gelir, umursamazlar.

Yönetenler fiili diktatörlük ilan eder, görmezden gelirler.

Bilim katledilir, kılını kıpırdatmazlar.

Öyle ise bunların tabelaları hâlâ niçin Medrese değil de Üniversite?

 

 

 

Gazete Vatan Emek

Twitter: @GazeteVatanEmek

Facebook: https://www.facebook.com/Gazetevatanemek

AYDINLIK BİR GELECEK, çocuklarımıza bırakacağımız en değerli miras...

 

http://www.gazetevatanemek.com/

 


Başbakan’a doktor raporu

 

Sabahattin Önkibar

POLİTİKA GÜNLÜĞÜ - Aydınlık, 23 Mayıs 2014

sonkibar@gmail.com

 

Yusuf Yerkel’i biliyorsunuz.

Türkiye’yi dünyaya rezil eden tekmeci Başbakanlık müşaviri.

Aldığı 7 günlük doktor raporu dillerde.

Bülent Arınç’ı bile çıldırtan bu rapora göre, Yerkel maden işçisi olduğu tescillenen yerdeki çocuğu tekmelerken ayağında incinme olmuşmuş!

Tayyip Erdoğan, Arınç misali bu rapor olayına tepki koymadığına ve Yılmaz Özdil’i kovun derken tekmeciyi hâlâ görevinde tuttuğuna göre acaba demeye başladım.

Neye mi?

Başbakan’ın Yusuf gibi yapıp yapmadığına!

Evet Yusuf gibi tekme değil ama Taner Kuruca isimli Somalıya yumruk attığı iddia edilen Tayyip Erdoğan’ın attığı yumruktan mütevellit bileğinde incinme ya da zedelenmeden ötürü aynı doktordan rapor alıp almadığı merak konusudur.

 

TAYYİP’İN SİNİRLERİ NİYE BOZUK?

 

1) Cumhurbaşkanlığı için yaptırdığı 3 ankette de muhalefetin adayı belli olmamasına rağmen kendisinin yüzde 45’i aşamamasına çıldırıyor.

2) Partisinin seçim sonrası ivme kazanacağına düşüşe geçmesine köpürüyor.

3) Yalova ve Ağrı’dan gelen anketlere kızıyor,

4) PKK’nın seçim öncesi tahsilat yani verilen sözlerin yerine gelmesi için gizli tehditler savurmasına bozuluyor.

5) Suriye konusunda bataklığa saplandığını görüyor.

6) Bütün dünyada itibarının yerlerde olduğunu biliyor.

7) Hem ülke yönetimi hem de partisinde sevgi ile değil korku ile hükümran olduğunun farkında.

 

KOMUTANLAR BAŞBUĞ’A NE DEDİ?

 

Ankara’ya gelen İlker Başbuğ’un Genelkurmay Başkanı Özel ve komutanlar tarafından Merkez Orduevinde ziyaret edildiğini Uğur Dündar’ın sütunundan öğrendik.

İki gündür bu ziyaretin içeriğini öğrenmeye çalıştım.

Dinlediklerim şunlar:

-Necdet Özel, Başbuğ’a Balyoz ve Ergenekon davası bağlamında yakın takipte olduklarını ve Başbakan’ı sürekli olarak enforme ettiklerini söylemiş.

-Necdet Paşa sohbette, “Amacımız bağcıyı dövmek yani şov yapmak değil üzüm yemek yani sonuç almak” demiş.

-Özel, ilaveten TSK’nın yeni imaj çalışmaları, PKK ile barış süreci, Suriye ve Kıbrıs konularında İlker Başbuğ’a bilgiler sunmuş.

 

MASON’UN AKP’Lİ ORTAĞI!

 

Alo-Fatih ya da Havuz Medyasına göre maden cinayetinin sorumlusu olan şirketin sahibi mason ve CHP’li!

Pardon ama eğer öyle ise bu adama taşeronluk veren ve sattığı kömürü ihalesiz alan AKP iktidarı değil mi?

Keza İstanbul Ayazağa’da 48 katlık Spine Tower’a büyük imar kıyağını yapan CHP’li Şişli Belediyesi değil AKP’li Büyükşehir Belediyesi.

Ve bir başka iddia.

Soma Holding’in yüzde 25’lik hissesi yurt dışındaki bir şirkete aitmiş ki iddialara göre o yabancı şirketin sahibi Türk ve iktidara çok çok yakın bir isimmiş.

Söyleyin lütfen böyle bir tabloda yandaş medya Soma Holding’i patronunu hedefe koyarak ve harcayarak AKP’yi sorumluluktan kurtarabilir mi?

 

İŞTE YENİ MEDYA BARONU

 

Adı: Ethem Sancak.

Akşam ve Sky-Türk’ten sonra Star ve Kanal 24’ün sahibi oldu.

İlginçtir Rekabet Kurumu bu yeni satın alma olayına olur verdi.

Ethem Sancak malum AKP’de halen yönetici ve Başbakan’ın adeta ev halkından bir isim ki 30 Mart akşamı aile ile beraber balkonda yerini almıştı.

Altı çizilmesi gereken husus Ethem Sancak’ın televizyon kanalına sahip olmasına rağmen mevcut kurallara aykırı olarak devlet ihalesine girip BMC’yi alabilmesidir.

Bu olayın gösterdiği şudur:

Belli ki iktidar medya baronu olarak Ethem Sancak’i tayin etmiş ve önünü açmaktadır.

Duyumlarıma göre Sabah-ATV de orta vadede Sancak’a devredilecek ve Ethem Bey Aydın Doğan’ın karşısına çıkarılacak.

 

 

 

Gazete Vatan Emek

Twitter: @GazeteVatanEmek

Facebook: https://www.facebook.com/Gazetevatanemek

AYDINLIK BİR GELECEK, çocuklarımıza bırakacağımız en değerli miras...

 

http://www.gazetevatanemek.com/

 


Recep Tayyip Erdoğan’ı yenecek isim!

 

Sabahattin Önkibar

POLİTİKA GÜNLÜĞÜ - Aydınlık, 22 Mayıs 2014

sonkibar@gmail.com

 

Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olmasını sol oylarla engelleyemezsiniz!

Sol oylara Kürt oylarını ilave etseniz yine kâr etmez.

Dolayısı ile Hikmet Çetin gibi isimlerin terennümü fantezidir.

Peki, Yılmaz Büyükerşen mi?

O da olmaz!

Büyükerşen niye olmaz?

77 yaşındaki Büyükerşen’i Sivas’ın ötesinde tanıyan yok.

Oysa süre kısa ve Tayyip Erdoğan’ın karşısına tanınan bir isim gerekiyor.

Ayrıca Erzurum ya da Elazığ’ın MHP’li seçmeni bile Büyükerşen yerine Tayyip Erdoğan’a oy verir.

Bu seçimde liyakat oylanmayacak.

Halkın öyle bir derdi yok.

Aranan özellik, kimin daha fazla oy alabileceği olmalıdır.

Cevap basit:

Tayyip Erdoğan’ın karşısına çıkacak aday mutlaka sağ imajlı olmalı.

Sadece MHP seçmeninin tamamının değil, aynı zamanda AKP’ye giden eski ANAP ve DYP’lilerin oyunu almalı.

Sağdan biri

Şampiyonluk mücadelesi yapan takımların birbirini yenmesi nasıl 3 puandan daha fazla ise böyle bir aday da Tayyip Erdoğan için öyledir.

CHP seçmeni için aday isminin çok önemi yoktur; zira onlar zaten Tayyip Erdoğan’a hiçbir şartta oy vermez.

Alternatif adayı beğenmezse en fazla sandığa gitmez ki eğer Erdoğan’ın kaybedeceğini görür ise tatilinden bile feragat eder.

Kuşkusuz bu aday için sadece sağ imaj yetmez, adayın tanınan biri olması gerekiyor.

İlaveten bagajının, yani geçmişinin temiz olması şart; zira Alo-Fatih Medyası açık bulursa paramparça eder.

Sağ imajlı, tanınan temiz özelliğe birazcık kariyer ve kalite ilave edilirse şans daha da artar.

Peki, böyle bir isim var mı?

MHP’li de olmayacak

Bulunmalı ki emin olun var.

Benim derdim bu yazı ile birilerini pazarlamak değil Tayyip Erdoğan’a alternatif bulmaktır.

Sol orijinli milli aydınlarımızın bir bölümü toplumu okumada hâlâ yetersiz.

Olguları bir tarafa itip temennilerini dillendiriyorlar. Oysa malzeme, yani toplumsal seviyemiz ortada.

Bir başka boyut görüldü ki Cumhurbaşkanlığına sadece CHP’li değil, MHP’li bir aday da söz konusu olmayacak.

Oysa Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu gibi MHP patentlilerin şansı olabilirdi.

Kılıçdaroğlu gibi Bahçeli de Cumhurbaşkanlığı adaylığı ile partisinden herhangi bir ismi parlatmak istemiyor.

Gül’ü Köşk’e çıkaran kimdi?

Öyle; çünkü MHP’li bir aday yüzde 45’i geçtiği an Cumhurbaşkanı seçilemese bile aldığı o rüzgârla Bahçeli’yi devireceği ortadadır. Dolayısı ile MHP Müdürü postu koruma adına böyle bir adaylığın önünü açmaz.

Bahçeli’nin Demirel’i, Sezer’i ve Abdullah Gül’ü ziyaret etmesi ve Çatı Aday hikâyesini uydurması tamamen bu amaca matuftur.

Tersi olsa, yani Tayyip Erdoğan gibileri Çankaya Köşkü için tehlikeli bulsa Abdullah Gül’ü ziyaret etmez ve dahası Tayyip Erdoğan özelliğinde olan Gül’ü 7 yıl önce Çankaya Köşkü’ne taşımazdı.

Buradan hareketle hem Kılıçdaroğlu hem de Bahçeli kendi koltuklarını tehdit etmeyecek bir adayın arayışında olacaklar.

 

 

 

Gazete Vatan Emek

Twitter: @GazeteVatanEmek

Facebook: https://www.facebook.com/Gazetevatanemek

AYDINLIK BİR GELECEK, çocuklarımıza bırakacağımız en değerli miras...

 

http://www.gazetevatanemek.com/