01 Ekim 2014
Sabahattin Önkibar

Sabahattin Önkibar


Mursi gitti, Hamas gidiyor sıra Tayyip’te mi?

 

Sabahattin Önkibar

POLİTİKA GÜNLÜĞÜ - Aydınlık, 19 Temmuz 2014

sonkibar@gmail.com

 

İhvan-Hamas-Tayyip!..

Seyyid Kutup ile Hasan El Benna’nın yarattığı kavgacı-kanlı siyasal islamın günümüzdeki üç önderi olarak kabul ediliyorlar.

Hoş Mursi’yi yaratan CIA, Hamas’ı Mossad, Tayyip’i omuzlayan ABD ama Washington, Libya’da elçisi öldürüleli beri strateji değişikliğine gitti ve başta Suriye’de olmak üzere bölge politikalarını revize ederek bilinç altlarında siyasal islam olan kadroları tasfiye ediyor.

Malum önce Mursi’nin ipi çekildi.

Görülüyor ki Hamas’ın tasfiyesi de an meselesi zira İsrail kara harekâtını başlattı.

Peşi sıra Tayyip olur mu onu bekleyip göreceğiz ancak bize sorarsanız IŞİD olayından Kürdistan’ın bağımsızlığa yelken açması ve Ekmeleddin İhsanoğlu’nun cumhurbaşkanlığına aday yapılmasına kadar pek çok şey sanki tesadüf değil proje gibidir...

Bu arada One Minute cengaveri Başbakanımız Suriye’ye olduğu gibi İsrail ile niçin ticareti askıya almıyor?

Taşıdığı Siyonist madalyaya saygı için mi?

 

NOT: TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, dünkü yazıma bir açıklama yaparak siyasete girmeyeceğini ve bütün partilere eşit mesafede olduğunu söyledi.

 

HALK TV, DÖNEKLERİN PAPAZI MI?

 

Hakan Aygün’den Mehmet Altan’a, Ergun Babahan’dan Doğu Ergil’e dünün Tayyip şakşakçıları şimdilerde günah çıkarmanın peşindeler.

Ve heyhat Halk TV onların günah çıkarmasına Katolik kilise papazları misali aracılık ediyor.

İyi de arkadaş bizim inancımızda günah çıkarmak var mı?

Günah işleyen önce tövbe eder yani çıkar toplumdan özür diler.

Bunlarda böyle bir şey yok.

Tersine hiçbir şey olmamış ya da yapmamışlar gibi bir de zeytinyağı misali üste çıkıyorlar.

Benim anlamadığım Fethullah Cemaatinin sempatizanı Bugün gazetesinde Ergenekon ve Balyoz kahramanlarına hakaret yazılar yazıp Tayyip Erdoğan’ı Atatürk ile kıyaslayan Hakan Aygün gibi birinin CHP kanalı Halk TV’ye genel yayın müdürü yapılması ve hala ısrarla orada  muhafaza edilmesidir.

 

BAYRAĞI İNDİRTEN, TC’Yİ İNDİRENDİR

 

Seçim yaklaştığında bayrağı hatırlıyor.

30 Mart seçimi öncesinde de bayraklı klip hazarlatmıştı.

Aynı Tayyip Erdoğan önceki gün bayrak indirmeyi rutin hale getiren bölücü-yıkıcı   güruha güya gözdağı verdi ve tehdit etti.

Yemezler efendim zira  T.C. ibareleri Valiliklerden ve Bakanlıklardan indirildiğinde amiyane tabirle “Bu ne bok yemektir” demeyip tersine “Madem o ibareleri indirdin niye tekrar taktın” diyerek ilgili Valiye mesaj gönderen bir Başbakan’ın şimdi ettiği bu sözler sadece seçime matuf  olabilir.

Buradan hareketle TC ibaresini devletin makamlarından indirenler ve onu onaylayanlar gerçekte bayrağın  indirilmesine zemin hazırlamadılar mı?

 

FİLİSTİN İLE KIRIM İHANETİ ÖDÜYOR!

 

1990’lı yılların ikinci yarısıydı.

Dönemin Cumhurbaşkanı Demirel’in İsrail ziyaretine katılmış ve Mescid’i Aksa’nın bahçesinde bir Filistinli aydından şunu dinlemiştim:

- “Allah ve tarih bize Türklere yaptığımız ihanetin bedelini ödettiriyor!”

Bu müthiş itirafı bir Araptan duymak beni şaşırtmış ve o dönem yazdığım Türkiye Gazetesi’nde bu ifadeyi fotoğraflı olarak manşetten duyurmuştum.

Benzer bir hadise 1683’teki Viyana kuşatmasında “Osmanlı  kıymetimizi anlasın” deyip savaş alanını ve mevziyi terkeden Giray Han’ın Kırım’ı için geçerlidir ki o gün bugün Kırımlılar boyuna sürgün ediliyor...

Kuşkusuz bunları yazmakla amacım asla Gazze’de olanlara oh olsun demek değil ve olamaz tersine İsrail’in yaptığı bu alçaklığı lanetliyorum...

Ve son bir not: İsrail zulmü bağlamında feveran eden ümmetçiler IŞİD’ın zulmettiği Telafer Türkmenleri için neden kayıtsızdır?

 

GENELKURMAY’A BU KİN YAKIŞMIYOR!

 

Fethullah ile Tayyip bile pes etti Genelkurmay’ın kini sürüyor.

Evet Genelkurmay Başkanlığı’nın 5’i general-amiral 28 TSK personeline koyduğu Ordu evi yasağı devam ediyor ki yasaklananlardan biri şanlı ordumuzun itibarı ve silah arkadaşlarının hukuku adına Deniz Kuvvetleri Komutanlığı makamını elinin tersi ile iten  kahraman Nusret Güner Paşa’dır...

Peki Ordu evi yasağı niye mi?

Genelkurmay’ın Balyoz ve Ergenekon kahramanlarını gerektiği kadar sahiplenmemesini eleştirdikleri için!

Doğru ya da yanlış böyle bir algı bütün toplumda vardı.

Dolayısı ile o günün ikliminde o tür eleştirilerin normal karşılanması, aşırılıklar oldu ise de bugün hoş görülmesi lazım... Ayrıca eleştiri kuruma değil, yönetim tarzınaydı.

Bu yasakta ısrarlı olanlara tavsiyemiz, silah arkadaşlarına değil, Atatürk Cumhuriyetinden rövanş almak isteyenlere, Ermenilerden özür dileyenlere, Kürdistan’ı inşa edenlere ve Barzani ile kol kola girenlere kin duysunlar zira ettikleri yeminin içeriği malumdur...

 

 

 

Gazete Vatan Emek

Twitter: @GazeteVatanEmek

Facebook: https://www.facebook.com/Gazetevatanemek

AYDINLIK BİR GELECEK, çocuklarımıza bırakacağımız en değerli miras...

 

http://www.gazetevatanemek.com/

 

 


Abdullah Gül'den Odalar Birliği harekâtı

 

Sabahattin Önkibar

POLİTİKA GÜNLÜĞÜ - Aydınlık, 18 Temmuz 2014

sonkibar@gmail.com

 

Birkaç yıl önceydi.

Süleyman Demirel'e Rifat Hisarcıklıoğlu'nun merkez sağ oluşumun başına geçme konusunu sormuş ve şu cevabı almıştım:

-"Mevcut iklimde çok parası olanların riske girip muhalefet önderliği yapması kolay değil. Ayrıca Hisarcıklıoğlu Abdullah Gül'e rağmen bir şey yapmaz, onunla beraber hareket eder."

Demirel'in bu öngörüleri doğrulandı...

Hisarcıklıoğlu onca baskıya rağmen yeni siyasi oluşum işine girmedi.

Dahası Abdullah Gül ile olan hemşehrilik ötesi yoldaşlıkları kanıtlandı.

Ve son kulis:

Hisarcıklıoğlu artık Tayyip Erdoğan'dan korkmuyor zira Gül ile açıktan ortak hareket ediyor.

Ayrıca Cemaat de artık yanlarında...

İlaveten Erdoğan köşke çıktığında etkisi azalacak ve zarar verme imkanını büyük ölçüde yitirecek.

Evet korkuyu aşan Hisarcıklıoğlu dinlediğime göre, Abdullah Gül'ün hazır ol emri ile harekete geçip 11 Ağustos sonrasına hazırlık yapıyor.

Buna göre Erdoğan'ın köşke çıkması ile bütün Odalar Birliği yeni bir siyasi oluşum adına harekete geçecek...

Kimileri adres yeni kurulan Merkez Parti olacak derken kimileri de yeni bir partiden söz ediyor...

 

YE'CÜC İLE ME'CÜC!

 

Ye'cüc ile Me'cüc bağlamında anlatılanları biliyorsunuz!

İnanışa göre kıyamete yakın Ye'cüc ile Me'cüc çıkacak ve bütün dünyayı istila edecek.

Dahası bütün suları içip evreni susuz bırakacak!

Bu anlatılanlar misali bir iddia yandaş Yenişafak'ta yayınlandı.

Buna göre güya Gezici direnişçileri az kalan İstanbul suyunu bir ayda tüketip Tayyip Eroğan'ı siyaseten zorda bırakmak istiyorlarmış ki hatırlayın aynı güruh bir ara trafik keşmekeşini bile Gezicilere bağlamıştı...

Belli ki bunlara göre Ye'cüc ile Me'cüc Tayyip'e direnenlerdir....

Yenişafak mevkutesine şaşırmadım zira bu sözde gazete bir ay ara ile Haşim Kılıç'ı bir gün paspas yaparken ertesi gün Seka peşkeşinin Anayasa mahkemesine gelmesi sebebiyle göklere çıkarabilmiştir...

Bunlara sorsanız kendilerine bir de Allah'ın askeri derler....

 

VAHDETTİN İLE TAYYİP!

 

-Vahdettin İngilizciydi, Tayyip Amerika yanlısı.

-Vahdettin Kuvayı Milliye düşmanıydı, Tayyip Milliyetçi ve Ulusalcı hasmı!

-Vahdettin'e göre Atatürk teröristti, Tayyip döneminde TSK terör örgütü!

-Vahdettin'in Nasihat Heyetleri vardı, Tayyip'in Akil Adamları var.

-Vahdettin vatanseverleri Malta'ya sürdü, Tayyip döneminde vatanseverler Silivri zindanına tıkıldı.

-Vahdettin millet kavramına inanmazdı, Tayyip'da Vahdettin gibi ümmetçi!

-Vahdettin'in mütareke matbuatı vardı, Tayyip'in yandaş medyası var.

-Vahdettin mandacıydı, Tayyip teslimiyetçi.

-Vahdettin'in boğazda köşkleri vardı, Tayyip şimdi o köşkleri kullanıyor.

-Vahdettin bana göre vatan haini idi, Tayyip Erdoğan'la alakalı hükmü okurlarıma bırakıyorum!

 

ANADOLU'YA KÜRT, DÜNYAYA TÜRK BAYRAĞI

 

F tipi örgütün CIA patentli yurt dışı okullarını savunanlara göre o okullar dünyada dalgalanan Türk bayrağı imiş!

Eğitim dili İngilizce olan ABD destekli bu okullar nasıl Türk bayrağı oluyor onun izahı yok.

Utanmadan bir de Türkçe öğretiyoruz demeleri ise tam bir sahtekarlık zira yakından biliyoruz ki o okullarda öğretilen sadece Türk kamuoyunu kandırmak için Türkçe şarkılardır.

F tipi örgüt Türk bayrağına o kadar sevdalı ise o şanlı bayrağı dünyadan önce güneydoğumuza asması yani bölgede o bilinci yerleştirmesi gerekmez mi?

Harcanan milyar dolarlar güneydoğu insanımıza eğitim ve millet şuru verilmesi için harcansa bugün Anadolumuzun üzerinde Kürdistan bayrağının gölgesi düşer miydi?

 

DİYARBAKIR'DA İŞİN NE ESPİNOZA?

 

Adı: John Espinoza...

ABD'nin Adana konsolosu.

Diyarbakır'da kravatlı PKK'lılara yani HDP'lilere iftar yemeği veriyor.

Pardon ama bir konsolos üstelik görev yaptığı şehrin dışında böyle bir organizasyonu niye yapar?

İnanca saygı adına denilemez çünkü PKK'nın din ve İslam ile alakası yok!

Böyle bir şey yapacaksan, Adana'da bile onbinlerce Suriyeli kaçkın ya da mülteci var onlara iftar ver.

Amaç inanç ambalajı ile PKK ve bölge insanı ile dayanışma sergilemek ve yeni süreçte sizinle beraberiz mesajını vermektir...

PKK'nın kuyruğuna takılan sözde solculara Amerikan kardeşliği bir kere daha hayırlı olsun!

 

 

 

İLGİLİ YAZILAR:

Gül, Arınç ve Çiçek’in yeni partisi! [Sabahattin Önkibar]

http://www.gazetevatanemek.com/index.php/yazarlar/sabahattin-onkibar/item/11186-gul-arinc-ve-cicekin-yeni-partisi.html

Baronların parti operasyonu [Bülent Erandaç]

http://www.gazetevatanemek.com/index.php/analizler/item/11214-baronlarin-parti-operasyonu.html

Gülen’in parti operasyonu [Bülent Erandaç]

http://www.gazetevatanemek.com/index.php/analizler/item/11215-gulenin-parti-operasyonu.html

 

 

 

Gazete Vatan Emek

Twitter: @GazeteVatanEmek

Facebook: https://www.facebook.com/Gazetevatanemek

AYDINLIK BİR GELECEK, çocuklarımıza bırakacağımız en değerli miras...

 

http://www.gazetevatanemek.com/

 


Tayyip'ten ülkücülere yeni tuzak!

 

Sabahattin Önkibar

POLİTİKA GÜNLÜĞÜ - Aydınlık, 17 Temmuz 2014

sonkibar@gmail.com

 

Bir hafta önceydi.

Kamuoyuna anketler açıklandı.

Buna göre ülkücülerin bir bölümü güya Tayyip Erdoğan'a oy veriyormuş.

Hemen belirteyim bugünün ikliminde Tayyip Erdoğan'ın ülkücülerden oy alması çok zor.

Bu bilindiği içindir ki anket ambalajı ile oy alma adına zemin inşa ediliyor.

Dahası var...

AKP iki gündür AKP trollerini harekete geçirerek fısıltı taarruzuna başladı ve şu mesajı pompalıyor:

- "Tayyip Erdoğan'ı ikinci tur'a bırakıp PKK'ya mecbur ve mahkûm etmeyin."

Evet ülkücü camia PKK kartıyla korkutulup aman onlarla pazarlığa mecbur kalmasın diye Tayyip Erdoğan'a kanalize edilmeye çalışılıyor.

Peki kurulan bu tuzak tutar mı?

Mümkün değil!

 

TAZMİNATLAR BAHÇELİ'DEN!

 

Bizim dışımızda Devlet Bahçeli'yi eleştirebilen yok.

Onun hakkında en ağır kişisel iddiaları bize fısıldayanlar bile şimdi ona kuyruk.

Bahçeli'nin bize aldığı önlem ise hakaret ettirmek.

Bunun için bazen genel başkan yardımcısı Prof. Semih Yalçın'ı, bazen de 3 bin adet dağıtılan bir gazetede sataşma görevi verilen -adını bile hatırlamadığım bir çocuğu- görevlendirdi.

Daha önce de hakaretler eden ama dengim olmadığı için hiçbir zaman adam yerine koymadığım ve koymayacağım bu çocuk için avukatım tazminat davası açmış ve kazanmıştım ki benzer bir davayı avukatım dün yine açtı.

Anlamadığım şey, MHP teşkilatlarına toplam 3 bir adet dağıtılan Ortadoğu'da değil tazminatların ödenmesi, yazı yazanlara maaş bile verilmezken bizim tazminatların anında ödenmesidir...

Yoksa ödemeler Devlet Bahçeli'den mi?

 

İHH-MYANMAR VE IRAK TÜRKMENLERİ!

 

Adı İHH yani İnsani Yardım Vakfı.

Endonezya'nın Ace'sinden Myanmar'a, Sudan'dan Somali'ye yırtınıyor.

Hamas ve Filistin söz konusu olduğunda ölümü bile göze alıyor.

Ama söz konusu Irak Türkmenleri ise görmüyor ve duymuyor.

Evet Telafer'de yüzbinlerce Türkmen IŞİD saldırısı sebebiyle yurtlarını terk edip geri çekildi yani

sürgün...

İHH ne görüyor ne de duyuyor!

Niçin mi ?

Birincisi onlar ümmetten değil milletten.

İkinci husus onlar sünni değil şia!

Söyleyin böyle davran bir kuruluşa hiç insani denilebilir mi?

 

KIZI ZULÜM, OĞLU DOLAR DİYOR!

 

Kızı Esra sokaklarda...

İsrail ve zulüm diye feveran edip dövünüyor.

Oğlu Burak ise denizlerde!

Dolar, kar, servet diyerek gemileri ile İsrailliye mal taşıyor...

Evet aynı babanın yani Tayyip Erdoğan'ın iki çocuğunun bugün itibarı ile durumu budur.

Söyleyin bu aileyi nasıl okumak gerekiyor?

Peki babanın görüntüsü mü?

Güya zulme karşı çıkıyor ama boyundaki Siyonist madalyasını çıkarmıyor.

Dahası, mesela zulüm var diye Suriye ile bütün ilişkileri dondururken İsrail ile ticari ilişkileri her geçen gün katlıyor..

Söyleyin bu Tayyip Erdoğan'ı nasıl anlatmak gerekiyor?

 

TSK NİYE VAR?

 

TSK'nın içinden haberler alıyorum.

Tek gündemleri askeri şura ki, bu durum zaman zaman medyaya yansıyor.

Güneydoğuda askerin PKK'yı gözetleme kulesine Apo posteri asılmış, oralı olan yok.

Pardon kravatlı PKK'lılara "Ne olur şu afişi indirin" diye ricada bulunmuşlar...

Bölücü örgüt bütün bölgeyi kontrol altına almış umursayan yok!

Kuzay Irak'ta Türkmenler feryat ediyor işiten ve kucaklayan yok!

Ermenilerden yüzyılın özürü dilendi, Kerkük hediyesi ile Kürdistan eşikte ve Kıbrıs açıktan peşkeş çekiliyor gören yok!

Pardon ama o zaman TSK niye var?

Peki TSK ne mi yapabilir?

Türkiye'nin düşürüldüğü bataklığı millete anlatamaz mı?

 

 

 

Gazete Vatan Emek

Twitter: @GazeteVatanEmek

Facebook: https://www.facebook.com/Gazetevatanemek

AYDINLIK BİR GELECEK, çocuklarımıza bırakacağımız en değerli miras...

 

http://www.gazetevatanemek.com/

 


Tayyip Erdoğan'dan yüzyılın rüşveti

 

Sabahattin Önkibar

POLİTİKA GÜNLÜĞÜ - Aydınlık, 16 Temmuz 2014

sonkibar@gmail.com

 

Soru şudur:

Gezi süreci sonrasında ayağa kalkan ABD ile Avrupa kamuoyu ile liderleri ne oldu da bu aralar sus pus oldular?

Sahi ne oldu da Tayyip Erdoğan'a birden ateşi kestiler?

Olanlar amiyane tabirle kabak gibi ortadadır.

Tayyip Erdoğan kendine karşı taarruz başlatanlara yüzyılın rüşvetini sunmuş ve susturmuştur.

Verilen rüşvet Kıbrıs'ta ansızın başlatılan peşkeş süreci ile Ermenilerden özür dilenmesidir.

Sakın ha Ermenilerden özür dileme yok, sadece üzüntü ifadesi var demeyin!

O ifadelerin uluslararası diplomaside özür olduğu vakıadır ki göreceksiniz o adımın peşi gelecektir.

Kuşkusuz bu rüşvetlere Apo ile oturulup müzakereden mütarekeye geçilmesini eklemek gerekiyor.

Evet sadece Irak ile Suriye değil bizim topraklarımızda da şehir devletçikler hedefleniyor ki bunun olması için en kullanışlı isim olarak yolsuzluk iddialarının odağında olan Erdoğan'ı görüyorlar.

 

BARZANİ İLE BUNLARI KONUŞTULAR

 

1) Türkiye üzerinden İsrail'e satılan petrol paralarının transferi... Malum bu konu uluslararası hukukun ilgi alınana giriyor zira Kuzey Irak Kürt yönetimi buna göre satılan petrolden sadece yüzde 17'lik bir pay alabiliyor ve gerisinin Irak'ın merkez yönetimine verilmesi öngörülüyor... İşte Barzani bu gezisi ile Halkbank'ta tutulan bu paranın tamamını istedi.

2) Bağımsız Kürdistan konusu... Barzani bağımsızlık ilanı tarihi için Ankara'nın nabzını tutarken iktidar Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrasını işaret etti. Dahası, Barzani'den Cumhurbaşkanlığı seçimi bağlamında HDP ve Kandil'in Tayyip Erdoğan'ın adaylığına menfi tavır takınmaları için aracı olmasını istedi.

3) IŞİD konusu... İktidar Barzani'den IŞİD ile köprüleri atmamasını tavsiye etti.

 

MARABALARA EMİR GİBİ

 

Önceki gün...

Kemal Kılıçdaroğlu kürsüyü döverek tehdit ediyor...

Marabalarına emreden Ağa edasıyla eşek gibi oy kullanacaksınız demeye getiriyor.

Eskişehir'den Necip Özdemir ve eşinden dün şöyle bir ileti aldım:

-"Sabahattin bey Pazar günü Ulusal Kanal'da sizi ve Prof. Gökhan Çapoğlu'nu dinledikten sonra boykottan vazgeçtik ve oy kullanmaya karar verdik ama dün Kılıçdaroğlu'nun o tehdidini görünce asla sandığa gitmem."

Pardon ama Kemal Bey bu tablonun müsebbibi siz değil misiniz?

PKK ile Apo'ya bile bugüne kadar yukarıdaki ceberrut tutumu hiç takınmayan, keza, Fethullah'ı bağrına basan çelebi kişiliğiniz Atatürkçüler söz konusu olunca mı zıvanadan çıkıyor?

Hayır ben Tayyip'e Truva atı olmama adına sandığa gitmeye kararlıyım ama biliniz ki o tavrınız şık değildi.

 

BU BELA HEDİYESİ!

 

Önceki gün Kahramanmaraş'ta...

Ve dün Adana'da halk galeyana gelip Suriyelilere hücum etti.

Kürt-Türk, Alevi-Sünni, inançlı-inançsız, çapulcu-hain ayırımları derken yeni bir bela kapımızda ki bu AKP iktidarının bayram hediyesidir.

Evet bir buçuk milyonu aşan Suriyeli göçmenler olayı artık sosyal barışımızı tehdit ediyor ki iki şehirde meydana gelen olaylar tartışmasız infialdir.

Dramatik olan bu belanın bu iktidarın bizzat yarattığı sorun olmasıdır.

Evet Erdoğan ile Davutoğlu'nun yanlış Suriye politikası sadece onlarca milyar dolarlık maddi kayıp ve büyük bir itibar erozyonunu değil, aynı zamanda sosyal barışımızı tehdit ediyor...

Bu büyük bela ancak ve sadece Tayyip Erdoğan alaşağı edilirse def edilebilir...

 

 

 

Gazete Vatan Emek

Twitter: @GazeteVatanEmek

Facebook: https://www.facebook.com/Gazetevatanemek

AYDINLIK BİR GELECEK, çocuklarımıza bırakacağımız en değerli miras...

 

http://www.gazetevatanemek.com/

 

 


Tayyip'e kuyruk olan Atatürkçüler!

 

Sabahattin Önkibar

POLİTİKA GÜNLÜĞÜ - Aydınlık, 15 Temmuz 2014

sonkibar@gmail.com

 

Okurlarım ve Ulusal Kanal'daki izleyicilerim Cumhurbaşkanlığı seçimi bağlamında ikiye bölünmüş durumda.

Kimileri ha Tayyip ye Ekmel deyip sandığa gitmeyi düşünmezken kimileri ehveni şer deyip İhsanoğlu'na oy vermeyi düşünüyor.

Peki Ekmeleddin İhsanoğlu'nun adaylığına ilk günden beri karşı çıkan ben ne mi yapacağım?

Duygularımı ve egomu aşıp sandığa gideceğim...

Niçin mi?

Tayyip Erdoğan'a Truva atı oldular dedirtmemek için!

Oyumu boş mu dolu mu kullanırım henüz karar vermedim ama sandığa gidip katılımın yüksek olmasına katkı sunacağım.

Evet benim hükmüme göre Atatürkçüler, milliyetçiler, ulusalcılar ve gerçek devrimciler oluşacak tablodan sorumlu tutulmamalı ve tamamı sandığa gitmelidir.

Eğer gidilmezse emin olun malum güruhlar bu durumu her fırsatta Tayyip'e kuyruk oldular diye istismar edip saldıracaklardır.

Bir başka boyut bugünün konjonktüründe Başkan ya da Sultan olmak için çırpınan Tayyip Erdoğan ülke bekası için Ekmel'den çok daha riskli zira Apo ve Barzani ile yoldaşlığı ortada.

Keza hırsızlık iddialarının ipoteğinde olması ona kendini kurtarma adına her türlü çılgınlığı yaptırabilir.

 

İSRAİL KORKUSUYLA GAZZE'YE GİDEMEDİ!

 

Tam 14 ay önceydi...

Tayyip Erdoğan Gazze'ye gideceğini açıkladı.

Dahası, üç kere bugün-yarın gidiyorum diyerek güya kararlı olduğunu ortaya koydu.

Derken aradan geçti 400 küsür gün!

Tayyip Erdoğan Gazze'ye gidemedi çünkü İsrail ile ABD gitmeyeceksin dedi.

Bu tablo bir ülke ve Başbakan'ı için yüz kızartıcı bir durumdur.

Böyle şeyler hükümran yani gerçekten bağımsız devletlerde değil sömürge yönetimlerinde olur.

Yıllardır soyut "One Minute" cakasını satan Tayyip Erdoğan bu utanmazlığı acaba nasıl açıklayacak?

İlaveten ona kul olan sözde İslamcılar bu rezilliği nasıl sineye çekiyor!

 

TRT'NİN ZENGİN ETTİĞİ GAZETECİLER?

 

CHP iki gün önce TRT için 6 trilyonluk yolsuzluk iddiasıyla soru önergesi verdi.

Maaesef TRT yönetimi sadece siyasi tarafgirliği ile değil böylesi iddiaların da merkezindedir.

Nitekim bize TRT'nin dış yapıma aktardığı onlarca trilyonla alakalı bir dosya intikal ettirildi ki iddialar korkunç.

Haksızlık etmemek için bu iddiaları ortaya koymadan önce İbrahim Şahin'e çağrım şudur:

Genel Müdürlüğe geleli beri ne kadar dış yapım harcaması yaptın?

Hangi gazetecilere dış yapım ambalajı ile işler verdin?

Ayşe Böhürler, Avni Özgürel, Tayfun Talipoğlu ve benzeri gazeteci kökenli isimlere toplamda kaç on trilyonluk ödeme yaptın?

İbrahim Şahin kendine güveniyor ise sütunumu tahsis edeceğim ve açıklamalarını yayınlayacağım... Bekliyorum.

 

KÜRDİSTAN DAVETİYESİNE SEÇİMİ BEKLE CEVABI!

 

Neçirvan Barzani nerede ise her hafta Ankara'da ki önceki gün yine Erdoğan'la buluştu.

Dün de Mesut Barzani Başkentteydi.

Kulisleri yokladım, Peşmerge Reisi Bağımsız Kürdistan'ın ilan şöleni davetiyesini getirmiş.

Yok şaka yapmıyorum, Barzani'nin bağımsızlık ilan edeceği artık netleşti.

Keza Türkiye'nin böyle bir devlete itiraz etmeyeceği yine Barzani'nin ifadesi.

Durum bu ise bu seyahat belli ki bağımsızlık törenlerine davet içindir.

Peki Tayyip Erdoğan o törene gidecek mi?

Ankara'daki fısıltı şudur:

Erdoğan Barzani'den şunu rica etmiş:

-"Cumhurbaşkanlığına seçilmeme kadar bağımsızlık ilanını ertele zira Türk kamuoyunda farklı tepkiler oluşur ve seçilmemi etkileyebilir... Seçildiğim taktirde söz kuruluş gününüze geleceğim."

Kuşkusuz bu kulis spekülasyonudur ama yaşananlar ve süreç insana acaba mı dedirtiyor.

 

MARK GROSSMAN'A VAR MUHABİRE YOK!

 

TGRT ile Türkiye Gazetesi çalışanlarından yoğun mesajlar alıyorum.

Söyledikleri şu:

"-Ağbi, Tayyip Erdoğan'ı alkışlamak için Türkiye Gazetesine transfer edilen dönek marksist yazarların onlarca milyarlık maaşları her ay düzenli olarak ödenirken bizlerin cüzi maaşlarımız aylar geçti ödenmiyor."

Araştırdım iddialar doğru ki bu durum pek çok medya portalına haber oldu!

Şimdi bu tabloya tarikat adaleti işte budur dersek söyleyin haksızlık mi yapmış oluruz!

Bu arada Mücahit Ören çok sayıdaki villalarından bir iki tanesini satıp mübarek ramazan günü evine ekmek götüremeyenlere niye hakkını ödemiyor?

Keza eski ABD Ankara büyükelçisi Mark Grossman'a İhlas'ın her ay ödediği 150 bin dolar maaş hala devam ediyor ise o muhabirlere maaş vermemek vicdanları kanatmıyor mu?

 

 

 

Gazete Vatan Emek

Twitter: @GazeteVatanEmek

Facebook: https://www.facebook.com/Gazetevatanemek

AYDINLIK BİR GELECEK, çocuklarımıza bırakacağımız en değerli miras...

 

http://www.gazetevatanemek.com/