29 Temmuz 2014
Sabahattin Önkibar

Sabahattin Önkibar


Tayyip’in iktidarını borçlu olduğu serseri?

 

Sabahattin Önkibar

POLİTİKA GÜNLÜĞÜ - Aydınlık, 31 Mayıs 2014

sonkibar@gmail.com

 

2014 yani bugün itibarı ile dünyada dolaşımda olan likidite toplamı tamtamına 2.8 trilyon dolardır.

Peki bunun ne kadarı mı üretimde?

250 milyar dolar.

Geri kalanı serseri paradır ki bu paranın büyük bölümü ABD’deki Mortgage krizi sonrasında karşılıksız olarak basılan banknotlardır.

Sonuç kaçınılmaz.

Türkiye’nin payı

Er ya da geç bütün dünya bunun bedelini yüksek enflasyon olarak ödeyecektir.

İşte bu bilindiği için serseri paraya hükmeden neoliberal baronlar paralarının değerini korumak için bütün dünyada her yere ve her şeye saldırıp büyük satın almalar yapıyor.

Serseri para furyasında Türkiye’ye düşen pay 300 milyar dolar cıvarıdır.

Bunun 40 milyar doları bankacılık, 60 milyar doları diğer yatırımlardadır.

Geriye kalan 200 milyar dolarlık miktar ise sıcak para yani borsada, tahvilde ve mevduattadır.

İşte Türkiye ekonomisini ayakta tutan bu serseri paradır ve Tayyip Erdoğan bu sayede iktidarını sürdürüyor.

Buradan bakınca Mortgage krizi Tayyip Erdoğan iktidarı için panzehir olmuştur çünkü o küresel kriz sayesinde karşılıksız olarak basılan dolarlar Türkiye’ye gelmiştir.

Krizi önleyen faktörler

Kuşkusuz Türkiye’de ödenen iyi faizin bunda etkisi var ancak temel espri dünyada var olan likidite bolluğudur.

Bu arada Türkiye’nin bütün dünyada şöyle bir kredibilitesi var.

Türklerin Yunanlılar, İtalyanlar ya da Arjantinlilerin tersine borcuna sadık olduğu tescillidir ki Osmanlı’nın bile borçlarının ödenmesi bu temiz sicilin önemli sayfasıdır..

Dolayısı ile yabancılları Türkiye’ye cezbeden hususlardan biri budur.

İlaveten Türkiye son dönem kara para hareketlerinin önemli bir merkezi olmuştur ki net hata ve noksanda açıklanan rakamlar bunu doğrulamaktadır.

Bu da kirli parayı çekmektedir.

Keza Ukrayna’da yaşananlarla beraber Rusya’daki kaçış Türkiye’ye yaramıştır.

Bütün bunlar eşittir aslında olması gereken büyük krizi önlüyor ve erteliyor.

Rüzgâr ne zaman dönecek?

Öyle çünkü 1994’de 8 milyar dolar, 2001’de 9 milyar dolar cari açık ile büyük bir krize giren Türk ekonomisinin bugün 65 milyar dolar cari açık ile yoluna devam ediyor olmasının başka izahı yoktur ve olamaz.

Diyeceksiniz bu yalan rüzgarı ilelebet eser mi?

Mümkün değil nitekim FED’in tahvil ihracından vazgeçiyor olması önemli bir dönemeçtir.

Ancak açık söylemek gerekirse Türkiye’deki serseri para yeni bir adres bulamaz ise çıkış çabuk olmayacaktır ki dünyanın durumu da ortada.

Dünya yeni bir sistem diyecek

Buradan hareketle bütün göstergeler olumsuz olsa da akşamdan sabaha kriz olmaz zira Türkiye’de krizin olması ya da olmaması artık Türkiye’ye değil, sıcak parayı kontrol eden dış dinamiklere bağlıdır.

Sonuç ise kaçınılmaz olarak şöyle olacaktır:

Karşılıksız banknot bütün dünyada büyük bir enflasyona sebep olacak ve sosyal kaoslar yaratacak ve Türkiye’de bundan payını büyük ölçekte alacaktır...

Bu arada bütün dünya yeni bir sistemin arayışına girecektir.

 

 

 

Gazete Vatan Emek

Twitter: @GazeteVatanEmek

Facebook: https://www.facebook.com/Gazetevatanemek

AYDINLIK BİR GELECEK, çocuklarımıza bırakacağımız en değerli miras...

 

http://www.gazetevatanemek.com/

 

 


Bahçeli Gül’e aynen şunu söylemiş!

 

Sabahattin Önkibar

POLİTİKA GÜNLÜĞÜ - Aydınlık, 30 Mayıs 2014

sonkibar@gmail.com

 

Hürriyet’in Bahçeli haberi doğru.

Şükrü Küçükşahin’in haber kaynağı ise dinlediğime göre Cumhurbaşkanlığı sözcüsü Ahmet Sever.

İki gündür Bahçeli ve Abdullah Gül’e yakın olan çevreleri yokladım ve bu hükme vardım.

Bahçeli’nin yalanlaması ise olması gerekendir.

Teklifi reddedilen birinin tabanından bile tepki alan bu teklifine sahiplenmesi düşünülümez.

Bu arada bazı iddiaların aksine Süleyman Demirel’in Bahçeli’ye Gül ya da Çiçek olsun yönünde zerre bir iması olmamış.

Gelelim Bahçeli’nin Gül’e yaptığı teklife.

Şöyle demiş:

-”Siz bizim adayımız olun ve muhafazakâr tabandan gelen desteklerle birinci turu geçelim. İkinci turda Tayyip Erdoğan’a karşı CHP tabanı da size oy verecektir.”

Gül teşekkür edip hayır demiş .

Bahçeli’nin çevresi bu teklifi Tayyip Erdoğan ve AKP’yi zaafa uğratma adına büyük politika diye açıklıyor.

Ve Abdullah Gül’ün tutumu.

Gül teklif sadece MHP’den değil CHP’den de gelse yine hayır derdi zira CHP’li Gürsel Tekin’in ifadesi ile artık dosyalarının esiridir...

 

KORKU VE ŞANTAJ!

 

Tayyip Erdoğan’ın çocuk kaçıran PKK’ya karşı B ve C planlarından dem vurması sadece şantaj yapması değil aynı zamanda korkusunun dışa vurumudur.

Korkusu ise Cumhurbaşkanlığı seçiminde Kürt oyları beklentisine ilaveten sanal barış süreci yutturmasının seçim öncesi ortaya çıkmasıdır.

Evet Tayyip Erdoğan Köşk seçimine barış masalı ile girmek istiyor zira bu masalın çökmesi sadece güneydoğuda değil bütün yurtta AKP’yi vuracaktır.

Hele hele PKK’nın halen sürdürdüğü düşük yoğunluklu terörü eskisi gibi yukarılara çekmesi durumunda vurgun çok daha yıkıcı olacaktır.

İşte bunu bilen ve ürken Erdoğan Kandil’e mesaj gönderip B ve C planları beyanları ile tehdit salıyor.

Peki bu tehdit, şantaj ya da pazarlık görüntüsünün okuması mı?

Maalesef Türkiye Başbakan’ı ipotek altındadır...

 

PKK, KILIÇDAROĞLU’NUN KUTSALI MI?

 

Bölücü örgüt yüzlerce ve binlerce çocuğu dağa kaçırıyor.

Kıyameti koparması gereken Anamuhalefet Partisi CHP’nin liderinden tık yok.

Sıkışınca arkadaşlarımız çocukları kaçırılan anneleri ziyaret etti diyor.

Tayyip Erdoğan ısrarla nasıl “Türküm ve Türklüğümle gurur duyuyorum” demiyorsa Kılıçdaroğlu da göğsünü gere gere PKK’yı eleştirmiyor.

Yahu bu örgüt emperyal bölücü bir enstrüman, Kemal Bey nasıl olur da bu misyonda olan PKK’ya kutsalı gibi bir tavır takınır.

Üstüne üstlük CHP’nin Kürt oyları yüzde 2-3’lerde, hal bu iken bu tutum oy kaygısı diye de izah edilemez.

Ayrıca aynı Kılıçdaroğlu Tunceli’ye Dersim dedi de Tunceli’de seçim mi kazandı?

 

ILICAK, TAYYİP’TEN STAR’I İSTEMİŞ!

 

Tayyip Erdoğan ile Nazlı Ilıcak’ın kopması yeni değil, Cem Uzan sonrası TMSF’ye geçen Star Gazetesi olayı ile başlar.

Ilıcak bu gazete ile Star televizyonuna oğlu Mehmet Ali adına talip olur.

Tayyip Erdoğan hayır deyince ipler kopar.

Ilıcak bu süreçte F Tipi örgüte sığınır ve peşi sıra sonraki seçimde AKP’den mebusluk müracaatında bulunur.

Erdoğan reddedince Cemaat aracılığı ile bir dönem hücum ettiği Doğan Medyasına park eder.

Hülasa Ilıcak’ın AKP’liliği Cem Yılmaz’ın ifadesi ile tamamen duygusal sebeplere dayanıyor.

 

 

 

Gazete Vatan Emek

Twitter: @GazeteVatanEmek

Facebook: https://www.facebook.com/Gazetevatanemek

AYDINLIK BİR GELECEK, çocuklarımıza bırakacağımız en değerli miras...

 

http://www.gazetevatanemek.com/

 


Başbakan özerkliği böyle ilan etti!

 

Sabahattin Önkibar

POLİTİKA GÜNLÜĞÜ - Aydınlık, 29 Mayıs 2014

sonkibar@gmail.com

 

Türkiye Milli ve Üniter bir devlet.

Yürütmenin başında olan insan yani Başbakan Meclis kürsüsünden çağrı yapıyor:

“BDP ya da HDP, PKK’nın dağa kaçırdığı çocukları teslim etsin.”

Hoppala...

Güneydoğu’da HDP ya da PKK devleti yani “Kürdistan” kuruldu da haberimiz mi olmadı?

O değilse bile özerkliğe geçildi de milletten mi saklanıyor?

Hayır ise söyleyin bir Başbakan böyle bir sözü nasıl eder?

Vatandaşı dağa kaldırılan bir devlet adamı niçin böyle konuşur?

Allah söyletti derler ya bu aslında itiraf!

Belli ki Güneydoğu’da artık her şey PKK ve onun kravatlıları olan HDP’lilerden soruluyor.

Değilse insaf ile iz’an ile söyleyin, nedir bu çağrı?

 

MERKEZ BANKASI TULUATI

 

Hadise çadır tiyatrolarındaki tuluatı çağrıştırıyor.

Güya Başbakan faizler agresif olarak insin diye çırpınıyor.

Ancak başta Merkez Bankası Başkanı Erdem Başcı ile Ali Babacan ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek karşı çıkıyor.

Millet salak ya inansın istiyorlar.

Yahu Tayyip Erdoğan’a dikilmek Erdem Başçı’nın haddine mi düştü?

Ali Babacan ile Mehmet Şimşek kim ki Erdoğan’a posta atacak!

TSK ile boğuşup mahkemeyi ve kararlarını bile umursamayan Tayyip Erdoğan bu isimleri takar mı?

Üstelik ekonomi politikalarının siyasi sorumluluğu kendine ait.

Komik olmayın, yapılan tiyatrodur.

Faiz lobisi sözüne esir olan Tayyip Erdoğan, faiz insin baskısı yapan kendi tabanına şirin görünmek içindir söylenenler.

 

ERDOĞAN’I KİM KANDIRIYOR?

 

Yer: Yalova Meydanı.

Tayyip Erdoğan kürsüde.

Polisin fezlekesi diyor ve ilave ediyor:

“Benim için sabık yani eski Başbakan ifadeleri var.”

Bu beyan ile amacı 17 Aralık operasyonunun hırsızlık değil hükümetine darbe olduğu algısını yerleştirmek.

Ancak Erdoğan’ın mumu çabuk söndü.

Yalova meydanında ettiği söz üç gün geçmeden yalanlandı.

Polis fezlekesinde 53 kere Recep Tayyip Erdoğan, 165 kere Başbakan Erdoğan ve 417 kere Başbakan ya da Başbakanlık ifadelerinin kullanılmasına karşın bir kere olsun sabık ya da eski Başbakan ve benzeri bir ifade yok.

Görülüyor ki Başbakan’ı tıpkı “Camide içki içildi” ya da “türbanlı hemşiremize saldırıldı” türünde yanıltıyorlar...

 

SÖZDE VE ÖZDE TÜRK!

 

Tayyip Erdoğan kendini eleştiren Alman Yeşiller Partisinin Türk kökenli Eşbaşkanı Cem Özdemir için “Sözde Türk” tanımlamasını yaptı.

Pardon ama Cem Özdemir sözde Türk ise özde Türk kimdir ve nasıl olunur?

Adı Türkiye olan bir ülkenin Başbakanlık koltuğuna oturmasına rağmen bir kere olsun göğsünü gere gere “Ben Türküm” demeyen biri acaba sözde mi özde mi Türktür?

Türk vatandaşı 16 yaşındaki Berkin Elvan’ın katlinde ailesine başsağlığı dilemeyip Mısırlı Arap Esma için ağlayıp ağıt yakan biri söz de mi özde mi Türktür?

Ümmetin ümidiyiz ifadesi sözde mi özde mi Türklüktür?

Türklüğü sürekli olarak Türkiye’de yaşanan 36 ayrı etnik kimliğin içinde eritmek mi Türklüktür?

 

GÜLERCE’YE ŞEFKAT TOKATI MI?

 

Hüseyin Gülerce’yi biliyorsunuz bir ara F tipi cemaatin sözcüsü konumundaydı.

17 Aralık sürecinde Tayyip Erdoğan paralelinde bir görüntü verince tokatı yedi ve Cemaat’ten dışlandı.

Ama bu tokat şefkat tokatı değil, Cemaat tokatı!

Şefkat tokatı F tipi örgütün söylemidir ve onlara göre Allah atar o tokatı.

Kim Fethullah Gülen aleyhinde söz eder ve Cemaat’i için olumsuz bir söz ederse Allah belasını verirmiş!

Cemaat’e yeni girenlere ilk olarak bunu öğretiyorlar.

Bu arada Papa ve Evanjelistlerle bile diyalog ambalajı ile beraber olanların Gülerce’ye takındığı tavır aslında her şeyi ortaya koymuyor mu?

Evet Vatikan’a hoşgörü, Gülerce’ye kurşun!

 

 

 

Gazete Vatan Emek

Twitter: @GazeteVatanEmek

Facebook: https://www.facebook.com/Gazetevatanemek

AYDINLIK BİR GELECEK, çocuklarımıza bırakacağımız en değerli miras...

 

http://www.gazetevatanemek.com/

 

 


Tayyibiye Alayı ve Apo Paşa!

 

Sabahattin Önkibar

POLİTİKA GÜNLÜĞÜ - Aydınlık, 28 Mayıs 2014

sonkibar@gmail.com

 

Hamidiye Alaylarını biliyorsunuz.

Abdülhamit’in feodal Kürt derebeylerini paşa yaptırıp yöresel birlikler oluşturmasıydı ki bu yapı devletin silahlı kuvvetlerinin dışındaydı.

Bugünkü AKP iktidarı PKK ilişkisi bu yapılanmayı çağrıştırıyor.

Abdullah Öcalan adeta rütbe verilip Paşa yapılmış Kürt derebeyi muamelesini görüyor.

Dahası, PKK yasaların üstünde bir ayrıcalığa sahip.

Düşünün Diyarbakır-Bingöl karayolunun PKK tarafından 24 saat kesilmesine herkese laf yetiştiren Tayyip Erdoğan’dan değil bir eleştiri, bu olay Erdoğan korkusundan gazetelere haber bile olamıyor.

Keza Türkiye Cumhuriyeti Devleti bölgede karakol inşaatı yapamıyor zira inşaata malzeme götüren araçlar yakılıp işçiler dağa kaldırılıyor.

Bitmedi...

PKK 15 yaşındaki çocukları devşirme adına dağa kaldırıp anneleri sokağa dökerken Erdoğan oralı olmuyor.

Hakkını yemeyelim, Hamidiye Alaylarında yine bir millilik vardı peki PKK öyle mi?

 

TUĞRA’DAN SONRA ALFABE!

 

Aydınlık o güzel haberini birinci sayfada daha büyük vermeliydi.

Evet hedef gerçekten TC yerine Tuğranın getirilmesidir ki AKP’li vekilin girişimi ortada.

Yakındır, alfabemiz üzerinde de tartışmalar başlatılacaktır.

Adım adım çıkıyorlar merdivenleri.

İşte faizsiz kamu bankaları geliyor ki bunun adı rejimin değişmesidir.

Milli Eğitim’in İmam Hatip’e endekslendiği bir toplumun varacağı istasyon karanlıktır.

Ama heyhat çağdaş Türkiye’yi kuran CHP bütün bunları görmezden geliyor ve susarak katkı sunuyor.

Keza laik MHP Bahçeli ile Tayyip’in katarına vagon!

 

CEMEVİ ÖRGÜT EVİ Mİ?

 

Görgü tanıklarının ifadesi ortada.

Polis Cemevi’ne adeta örgüt evi anlayışı ile ateş etmiş.

Öyle olduğu için de başsağlığı için orada bulunan Uğur Kurt vuruldu.

Dramatik olan Adliyenin tutumu.

Olayın olduğu yer Türkiye’nin en büyük Adliyesine yürüme mesafesinde ama savcı yarım gün sonra gitmiş.

Daha dramatik olanı savcının görgü tanıklarını dinlememesi.

Bu tablo devletin Cemevini ibadethane olarak değil de yukarıda belirttiğimiz gibi örgüt evi olarak gördüğünün delili değil midir?

 

GÜL’DEN SONRA ÇİÇEK!

 

Bahçeli ne yapıyor böyle anlayan var mı? Abdullah Gül’den sonra Cemil Çiçek’i ziyaret etti.

Gündemi malum Tayyip Erdoğan’a karşı çatı adayı bulmak.

Pardon ama Bahçeli bunu Gül ve Çiçek’le mi yapacak?

Söyleyin bunu yapan biri ile yola çıkılabilir ya da ciddiye alınabilir mi?

Daha önce de yazdım maksadı uğraşta görsünleri oynamaktır ama asıl niyeti postunu yani koltuğunu korumaktır.

Hiç kuşkunuz olmasın, tıpkı Sadi Somuncuoğlu yerine Ahmet Necdet Sezer’i ve akabinde Abdullah Gül’ü Çankaya’ya taşıması misalı bir sonuç ortaya çıkacak yani bu manasız şovlar Erdoğan’ın köşke çıkmasına katkı yapacak.

 

CENNETTEN SON HABERLER

 

Hatırlayın AKP güruhu güpe gündüz havai fişekler patlatmıştı.

Türkiye’yi cennete yani Avrupa Birliğine sokacaklardı, kamuoyuna öyle sundular.

Sonrası malum.

Haçlı Emperyalizminin birliği olan AB Ankara’ya bekle dedi ve kapıya dikti.

Derken iki gün önce perde indi, hakikat görüldü.

Avrupa seçmeni bırakın Türkiye’yi AB’ye almayı, kendisi bile bu birliği istemiyor.

Fransızlar Brüksel’den yönetilmeye karşı ki İngiltere’de de benzer işaretler var.

Tablo bu ama göreceksiniz bizim liberal tayfa ile dinci hokkabazlar aynı cennet şarkısını söylemeye devam edecekler.

 

  

 

Gazete Vatan Emek

Twitter: @GazeteVatanEmek

Facebook: https://www.facebook.com/Gazetevatanemek

AYDINLIK BİR GELECEK, çocuklarımıza bırakacağımız en değerli miras...

 

http://www.gazetevatanemek.com/

 


Başbakanın sevdiği zengin gazeteciler

 

Sabahattin Önkibar

POLİTİKA GÜNLÜĞÜ - Aydınlık, 27 Mayıs 2014

sonkibar@gmail.com

 

Dün yazılı basından bir haberin başlığı şuydu:

-“3 Maden Ocağının sahibi olan Medya Ceo’su.”

Bu isim hakkında şöyle bir ipucu verildi:

-”Bu CEO havuz medyasından.”

Kastedilen Başbakan’ın damadının kardeşi Sabah’ın CEO’su Serhat Albayrak mı bilmem ama bu habere şaşırmadım.

Niye mi?

AKP ile beraber dolar milyoneri olan gazeteci sayısı katlandı da ondan.

Hayır bu zenginlik çalıştıkları kurumlardan aldıkları maaşla değil, devletten aldıkları ihalelerin sonucu.

Mesela kim mi?

İhlas Medya Grubu Ankara Temsilcisi olan Nuri Elibol.

2000 yılı sonrası TSK’dan ilişiği kesilen Elibol, AKP iktidarı ile beraber bırakın zengin gazeteciler listesine, Ankara’nın en zenginleri arasına girdi.

Peki bu nasıl mı oldu?

Kurduğu Ulubol isimli inşaat şirketine gazetecilik yaptığı süreçte kamudan aldığı ihalelerle.

Bu hadise gizli değil, Başbakan da bütün Ankara medyası da biliyor ama ne Tayyip Erdoğan önemsiyor ne de medya yazıyor...

Tersine Murat Yetkin gibi sözde solcu gazeteciler sık sık beraber yemeğe gittiği Nuri Elibol’u referans gazeteci olarak köşelerine taşıdı.

Erdoğan ise Elibol’u sürekli olarak Başbakanlık uçağında ağırlıyor ki son olarak Köln’e götürdü.

Özal işini bilen memuru, Tayyip Erdoğan ise galiba zengin gazeteci seviyor!

 

DENİZ BAYKAL SESLERİ!

 

Cumhurbaşkanlığı adaylığı için Deniz Baykal ismi öne çıkmaya başladı.

MHP’den Baykal adına olumlu işaretler geliyor.

Merkez sağdan da benzer belirtiler var.

Deniz Bey’in birikimi ve yüksek düzeyde tanınıyor olması en büyük avantajı.

Ama kaseti var mı dediniz!

Tayyip Erdoğan’a atfedilen “Evi sıfırla Bilal” kaseti sonrasında Baykal’ın kasetinin bir hükmü kalmadı.

Deniz Bey’in tek dezavantajı kendi partisi.

Evet Kılıçdaroğlu ve ekibi Baykal’ı istemiyor zira aday yapılır ve Cumhurbaşkanı seçilemezse o rüzgarla CHP’nin başına geçeceğini düşünüyor.

 

FETVA VERİLDİ

 

Prof. Hayrettin Karaman’ı biliyorsunuz!

Yeni Şafak’ta yazar ve iktidarın fetvacısı gibidir.

İşte bu Hayrettin iki gün önce şöyle buyurdu:

-“İslam ile Sekülerizm ve laisizmin uzlaşan ve paralellik arzeden yönü yoktur.”

İslam uzmanı olmadığım için teknik cevabı Yaşar Nuri Öztürk ve Zekeriya Beyaz Hocalarıma bıraktıktan sonra soracağım soru şudur:

-“Bu fetva neden şimdi?”

Gizli ajanda bu fetva ile yürürlüğe mi konuluyor?

90’lı yıllarda demokrasi tramvaydır deyip laikliğe hücum eden Tayyip Erdoğan yeni bir sürece fiili olarak yelken mi açacak?

 

ANKARA SEÇİMİ TEKRARLANIR MI?

 

Mansur Yavaş, Anayasa Mahkemesine Ankara seçimlerinde hile yapıldığı iddiasıyla malum müracaat etmişti.

AYM dün Yavaş’tan ek belgeler istedi.

Bu talep kulislerde heyecana sebep oldu.

Dahası Başbakan’ın hedefe oturttuğu AYM Başkanı Haşim Kılıç’ın bu oylamaya katılmayacağı iddia edildi ki bu da farklı yorumlandı.

Peki bundan sonra ne mi olur?

Anayasa Mahkemesinin seçimleri iptal gibi bir yetkisi yok.

Ancak...

AYM eğer seçimde hileye hükmeder ise Yüksek Seçim Kurulu buna kayıtsız kalamaz.

 

TARABYA URLA GİBİ OLACAK

 

Haber korkunç.

İller Bankası Tarabya’da birinci deredecede SİT alanı olan bir tarlayı satın alıyor.

Derken bu tarlanın imara açılmasına müracaat ediliyor.

Kararı verecek olan bilirkişi tanıdık.

Urla’daki malum villa olayının kahramanları yani izin ya da olur veren isimler.

Korkarım ki bu tesadüf değil.

Göreceksiniz Tarabya’da imara açılma izni verilecek.

Akabinde TOKİ İller Bankasından bu arsayı alacak.

Ve TOKİ Türkiye’nin tartışmasız en değerli bu devasa arsayı bir yandaşa peşkeş çekecek.

Sahi merak ettim, Özelleştirme İdaresine “Kupon arazilerin satışından haberim olsun” diye talimat veren Başbakanımızın bu olanlardan haberi olmuş mudur?

 

 

 

Gazete Vatan Emek

Twitter: @GazeteVatanEmek

Facebook: https://www.facebook.com/Gazetevatanemek

AYDINLIK BİR GELECEK, çocuklarımıza bırakacağımız en değerli miras...

 

http://www.gazetevatanemek.com/