25 Ekim 2014

ÇÖKÜŞ : Karay Yahudileri Üzerine Kısa Not [Yalçın Küçük]

Pazar, 05 May 2013 02:24

 

ÇÖKÜŞ - Gizli Tarih

Yalçın Küçük

Sayfa 146-154 

  



üçüncü bölüm için

birinci ek

 

KARAY YAHUDİLERİ

ÜZERİNE KISA NOT

 

 

Türkçe konuşuyorlar, ama Türkçe yazmıyorlar, yazı-dilleri Rusçadır.

Musevi dinindendirler, ama İsa ve Muhammet'i de, Musa ile aynı yükseklikte peygamber kabul ediyorlar.

Hazarya halklarındandırlar, ama Hazar Yahudilerinden ayırmak çok ince ve çetrefil tartışmaları gerektiriyor; tarihleri Hazar Devleti ile ortaktır.

Şimdi Kırım'da, Saraybahçe yakınında, eski adı Kırk-Er* olan, Çıfıt Kale'de, yaşıyorlar; "Çıfıt Kayası" da diyoruz, İbrani aslı, "Sıla-ı Çıfıt" şeklindedir.**

Rastlantı sayamayız, son zamanlar gittikçe artan "kaya", sıla ve hatta "aslı" isimleri bizi, karaisme götürüyor.

Karayları da, bize, getiriyorlar ve içimizde duyuyoruz.

Hepsi, gösterilmek istenenlerden çokturlar.

Bugün çoğalmaları, Kemalist cumhuriyet'in "nation building" projesinin iflasını haber veriyor.

"Sıla" düşmektedir.

Üzerimize yağıyorlar.

İbraniler, "karaim", biz, Ruslar ve Çıfıt Kaleliler, "karay" ve Avrupalılar, daha doğrusu, Latin kökenli dili konuşanlar, "karaid" diyorlar.

Karaylar, kendi dillerinde kendilerine "karay" derken, dinsel olduklarında İbrani'ye geçiyorlar ve "beni Mikra" tabir ediyorlar; "Sons of Holy Scripture" ya da "Ehli Kitap" anlamındadır.**"

 

* Kırk-yeri, Kırk-Or ve buradan da "Kırk-Kale" değerlendirmelerini de biliyoruz. "Kırk" bölgede, "Yahudi" anlamına da kullanılabiliyor.

"Karaim Jewish community lived in different circumstances from other non-Muslims. Concentrated in one town, Çufut Kale, near Bahçesaray.."

Alan W. Fisher, The Crimean Tatars, Stanford UP., 1978. p.34

"* A. Zajaczlowski, bir karay milliyetçisi sayılabilir, bir "Karay Tarih Tezi" var. Karaism'in çeşitlemesi üzerine biraz farklı yazıyor ve aktarıyorum.

"This name, in Karaim language, Karay, plural Karaylar, in Arabic Kara'in, in European languages Karaim (Russian and Polish) Caraim etc, is derived, as i ar present agreed by almost all the investigators, from the Hebrew stem kara, 'to read'"

Ananiasz Zajaczkowski, Karaims: Origins and History, M.Tütüncü, Turkish-Jewish Encounter, Haarlem, 2002. p.S3.

Zajaczkowski, Karayları, Hazarya'nın çağdaş temsilcileri olarak sunduğunu biliyoruz, ancak Hazar Yahudileri tarihçisi, Dunlop, "Zajaczkowski's view that Karaites are modern representatives of the Khazars", buna, katılmıyor.

D.M.Dunlop, The Hislory of the Jewish Khazars, Ny, 1954-1967. p.222

 

146

 

Sayıları az, ama her yerde varlar. Neredeler ve ne kadarlar, Batı dillerinde bu konuda bir bilgi bulmak zor görünüyor; sadece Kırım Tatarları veya Hazarya üzerine monograflarda çok kısa bilgiler bulabiliyoruz. Brook, çok kısaca, "karaism was founded by Anan ben David, a member of the exilarch family, around 760 or 761 and gained adherents in Egypt, Palestine, Mesopotamia and Asia Minor" demektedir.*

Brook'un bu işareti standarttır, Anan ben David tarafından kurulduğunu öğreniyoruz, doğru ve ilaveten, Mısır, Filistin, Mezopotamya ve Küçük Asya'da taraftarlar kazanmış olduğunu okuyoruz.

Bir "mezhep" deseler de, dil ile lehçeyi, din ile mezhebi birbirinden ayırmak öyle söylendikleri kadar kolay olmuyorlar, her halde dine yakındır, Encyclopedia Judaica'da "schism" tabir ediliyor ki din olma yolunda şeklinde anlayabiliriz ve burada, Kürtlerin, genetik olarak İbrani olduğunu ispatlamaya yönelik makalelerinden bildiğimiz Brook'un karaim'leri minimize etmeye çalıştığını düşünebiliriz**

Öte yandan, Karaylar, neredeyse bir karaim diasporasından söz etmektedirler.

İstanbul için ise bir "karay cemaati" tabiri var.

Bolşaya Sovyetskaya Ansiklopedisi'nin, edisyonları birbirinden ayrılıyorlar ve benim kütüphanemdeki 1973 edisyonunda, bu konuda iki küçük giriş okuyoruz, nemnogoçislenmy naradnost jivujaya v gorodah Krımskoy, deniyor; küçük bir halk topluluğu, demektedir.

Diğerinde, yazık karaimov'tan, karaim dili, söz ediliyor ki burada da, Türk dilinin Kıpçak grubuna dâhil olduğu ifadesine yer verilmiş; güzel ve her iki giriş de son derece kısadırlar.***

Ancak bu kadar kısa iki girişten hemen sonra, turyetskiy pisatel'i jurnalist, "Karay, Refik Halit" ile karşılaşıyoruz.

Bunu, Ansiklopedi'nin, Karayların yaygın olduklarının ve Türkiye'de de yaşadıklarının bir işareti olarak yayınladığını düşünmemiz yerindedir.

Türkiye'de daha önemli ve daha çok Karay Yahudisi mevcutlar ve tabii bunlar "karay" türünden çok açık işaretlere sahip değiller.

Karay Yahudileri Türkiye'de, eski zamanlarda da, çoktular, o kadar öyle ki, daha çok Galata Köprüsü'nün Pera tarafında yaşıyorlardı, burada yoğun olarak yaşadıkları için "Karaköy" adının verildiği hep ileri sürülüyor, Perşembe Pazarı ile yan yanadır, izleyebildiğim kaynaklar, Yeni Camiin inşaatı sırasında ve uzun sürdüğü bahane edilerek buradan Hasköy tarafına nakledildiklerini belirtiyor; demek eskiden, köprünün iki yakasında da Yahudiler yaşıyordu ve Balat ile Hasköy'e nakledildiler.

Adı, kuruluşundan çıkıyor, "kara", İbrani "okumak" anlamındadır, Arabi "kura" ile özdeş sayabiliriz, "Kuran" da buradan geliyordu, biz "kıraat" diyorduk, eskiden kahvehane yoktu "kıraathane" vardı, okumak içindi.

 

* Kevin Alan Brook, The Jews of Khazaria, N.Y., 2002. p.296.

** Tesnıe konlakt podderjivalis' s konstantinopol'skoy obşinoy karaimov,, İerusalimom, Kairom, karaimami, pıojivayuşimi i Pol'şe, Lilve, Galitsii.

E.İ. Lebedeva, Oçerki po Istorii Knmskih Karaimov-Tyurkov, SimferopoV, 2000. slr. 7

*** Bolşaya Sovskaya Ensiklopediya, T. 11, str.379

 

147

 

Anan ben David, karaylar, "davidof' veya bizim türümüzden "Davutoğlu"* çağırıyorlar, sadece Kadim Kitaba itibar edilmesini savunan bir yol açmıştı, peygamberliği hiç düşünmedi, ama yine de bir tür peygamber oldu, bu nedenle Karaylar, "davutoğlu" ve "anan" adını pek seviyorlar.

Karay araştırmacılardan Zajaczkowski'nin ilk adı da Anandı ve artık biliyoruz;*'

İbrani "anan" adının Türkçe karşılığı "bulut", Türkiye Karayları, "bulut" ve türevlerine, "bulutoğlu", bulutgil, pek düşkünler.

Bu soyadı ve isimleri, daha çok, Kırım'ın karşı sahillerinde, Karadeniz kıyılarında, görüyoruz.

Anan ben Davud, Rusça Anan Ganasi iz roda Davida, 751-840 yılları arasında, Bağdat'ta, yaşamıştı, müslümanlığın en yüksek olduğu ve İberik Yarım Adası'ndan iç Asya'ya kadar yayıldığı bir zamandı ve "tanınmış bir İbrani aileden" geliyordu.

Savunduğu şudur; sadece ve sadece Tevrat'a bakınız ve okuyunuz, Talmud'a ve hahamlara hiç itibar etmeyiniz; söyledikleri, eski İbrani dilinde, "karaim" sözcüğü ile ifade edilmektedir.

Talmud'u ve hahamları hedef saymıştı ve bir tür "selefi" ya da kadızadevi hareketi başlatmıştı, diyebiliriz; Halife Mansur'un zindana attığını biliyoruz.

Ne yazık, Karaylar hakkında bilimsel bilgileri, sadece Rusça dilinde buluyoruz.

Bunlardan birinde, Anan öğretisinin zorunlu ve temel ilkesi olarak, vera v edinogo Boğa i v to, şto Moisey, Yisus i Magomet bili ravnoapostol'unu prorokami ego, tek Tanrı'ya inanmak ve Musa, Yisus ve Muhammed'i eşit değerde peygamber kabul etmek gösteriliyor.***

İslam'a yakın ve bazı açılardan daha da ilerdedir.

Şunu söyleyebiliyorum, aynı tarihlerde, Davudof açılımını başlattığı zamanlarda, Bizans'ta "İconoclast" hareketi vardı, dinsel isyan, moda veya akım diyebiliriz, imajlar kırılıyordu; resmin ve heykelin günah sayıldığı yıllardı, "İç savaş" da diyebilirim, bunu, İslamın yükselişi ve kazandığı prestije bağlıyabiliriz, etkisi vardır, demek istiyorum.

Bu bağlama, sıklıkla yapılıyor, doğaldır, güçlü olan, etkiler, burada ben, sadece Bizans'ta put kırma salgını ile karaism'in İslam'a yakınlaşması arasında bir paralellik öneriyorum; ama İslam'ın etkisini, v religioznoy praktike i vneşney atributike religioznoy jizni, başka noktalarda da buluyoruz.

Hecomnenna bliznost' karaimizma i Islama, karaim ile islam arasında yakınlık çok aşikârdır; tabii kıble diyemeyiz, Rusça "altar" yazılı, "sunak", İslam'ın ilk zamanlarında olduğu gibi, Kudüs'ü göstermektedir ve sinagoga, Karaylar "kenas" diyorlar, ayakkabısız girilmektedir.

Hahamlar, ruhani ve dünyevi işlerde tam yetkiyle hüküm verirler; demek ki bir karay, İstanbul veya Ankara'da, müslümanlar arasında, yabancılık duymamak durumunda ve bu hissi vermeme imkânındadır.

 

* Bu bölüme ayrı bir ekte A.Davudoğlu'nun karaim kökü olup olmadığını tartışmak durumundayız. Karaylar, "babacan" soyadını sıklıkla taşıyorlar; bu şekilde Yalçın Küçük'e ait, İbrani kökünden gelmeyenin dış işleri bakanı olamayacağı yollu teoremi bir kez daha test etmiş olacağız.

Tabii eski dış işleri bakanı A.Gül'ün Ermeni kökeni iddialarına gösterdiği tepki de hatırdadır. Benim yazmakta olduğum gizli tarihe göre, Ermeni köken, ne kadar minimal olursa olsun, her türlü sorumluluk noktalarına bir barajdır, İbrani köken, ne kadar küçük olursa olsun, gerekli ve yeterlidir.

** Birleşmiş Milletler genel sekreteri Kofi Anan, Yahudi değildi, ama, babası Yahudilerin yanında çalışmıştı, bu soyadı almış olabilir; İbrani'de çok taşınmaktadır.

*** S.Ya. Kozlov S 1,V Çijova, ed., Tyurkskie Harodı Krıma -Karaimı-Krımskie Tatarı-Kırımçaki, Moskva, 2003. slr. 37

 

148

 

Devam etmeden önce yine bir paranteze ihtiyaç duyuyorum, analizi rafine hale getirebilmek için, Karaylar ile Kırım Tatarları'nın birbiriyle ilgisi olmadığını not etmek durumundayım, hiçbir kaynakta, Kırım Tatarları'nın İbraniyet ile bir bağı kurulmamaktadır; ama görüyoruz, Kırım Tatarları da isimlere düşkündürler, isimler, tabii geldikleri yeri haber veriyor, Musul'u alabiliriz, bir "erbil" soyadı kökün Erbil'de olduğu anlamındadır, "geray" veya "giray" adını ve bu arada şahin'i çok taşıyorlar.

Yalnız, "şahin", judaizmde bu isimde "ulu" Yahudiler olduğu için çok taşınıyor; bu ayrıdır. Tek başına bir işaret değil, fakat "mehmet âli şahin" işarettir.

Buna mukabil, Kırımçak'lar ise İbrani'dirler; Rus kaynaklar, "krımçaki-nebol'şaya etniçeskaya gruppa tyurkskoy vetvi krımskogo naseleniya" dedikten sonra, Türk kolundan bir Kırım halkı, "etnolingvistiçeskoyya gruppa evreev", İbranilerden etno-lingistik bir grup, şeklinde eklemektedirler.

Dolayısıyla ilke olarak Kırımçaklar'ı, Kripto-Yahudi düşünmek isabetlidir.

Hazar Yahudilerine gelince, bu son derece karışık ve bilimsel açıdan büyüleyici konuya, burada girmek istemiyorum; şimdiye kadar referans verdiğim belli başlı İngilizce kaynaklara ilaveten, Gumilev ve Öğretmeni Artamonov'un eserleri asıl çalışmalar olarak masalarımızda olmalıdır.*

Şimdi ele almıyorum, ilerde olabilir, gereklidir, Selçuk dinastisinin kurucusu Selçuk, Hazar Sarayı'nda komutandı, çocuklarının hepsine bir Türk bir de İbrani ad vermişti, Konya mimarisinde İbrani çizgiler hâkimdir, "Beyaz Kale", Rusça "Biyela Viyeja" bizde de ünlüdür, başkentlerini "Atıl" ya da "İtil", ki "İdil" ve hatta "Volga" bile yapıyoruz, bu kadar tarihimizdedir ** ve bir de üstelik A.Koestler yeni bir "Türk Tarih Tezi" yazmıştı; bütün bunlar varken, bu kadar bilgisizlik onur kırmaktadır.

Onomastique çalışmalarım, beni, "Atıl" ya da "İdil" veya "Hazer" ve "Tarkan" adlarıyla Hazar Yahudileri arasında bağlantı kurmaya yönlendiriyor.

Tabii "Çiçek" ad ve soyadı da var, İbraniyet'te her ikisi de olabiliyorlar, çok tahrik edicidir; Hazar Prensesi Çiçek, Roma Sarayı'na, Bizans'a, gelin gitti, sonra imparatoriçe oldu, Hazar Yahudileri, pek övünüyorlar, isim olarak taşıyorlar ve soyadı da yapıyorlar.

Hazar Yahudilerinin erkekleri de "Çiçek" adlı veya soyadlı oluyorlar; ayrıca Hazar Yahudilerinin Kırım-yüzlerini taşıyorlar, görüyorum, yalnız analize eklemiyorum.

İran, bir yandan Sünni Araplar ve diğer yandan Hıristiyan Romalılar tarafından sıkıştırılıyordu, Şia oldular.

Demek, asimile olmak istemediler ve dini, bir koruyucu olarak kullandılar.

 

* L. Gumülev, Otkritie Hazarii, Moskva, 2001. M.İ. Artamonov, İstoriya Hazar, Leningrad, 1962.

** Gorod İtil'bil okrjen stenoy, i on sostoyal iz dvuh çastey, razdelenmh rekoy itil' (olgoy). Krımskie Karaimı: Prishojdenie-Elnokurtura-lstoriya, SimferpoF, 2005. str. 66

Bizim "idil" ya da "İtil" dediğimize Rusyalılar "Volga" diyorlar. Volga, "Beyaz Kale" de denilen bu şehir ikiye bölüyordu.

 

149

 

Hazar Türkleri, şii İran ve sünni Arap, ama her ikisi de "müslüman", tazyiki altındaydı ve diğer tarafından Hıristiyan Roma bastırıyordu; İbrani oldular.

Asimile olmak istemediler. Akıllıdırlar.

Biz Batı Türkleri, asimilasyon düşkünüyüz. Düşkünlüğe sınır tanımıyoruz.

Yendikleri milleti taklit eden tek kavim, İstanbul'u alanlar ve biz olduk. Yenen güçlüdür ve biz yengide güçsüzlük bulduk.

İstanbul'u aldığımız andan itibaren, içimize hep aşağılık kompleksi çekiyoruz. Bir tür esrar'dır. Din yaptık.

Burada değinemiyorum, bu, Hazarya çalışmalarında, henüz çözülmemiş pek çok sorun olmasından ileri geliyor.

İbrani idiler ve sonra Türkleştiler mi; yoksa Türkler mi din değiştirdiler; öyleyse nasıl, bunlar çözülmüş görünmüyor.

Karaism, Hazar Yahudilerinden mi çıktı, tersi mi; Karaya, "dai" veya "dayyan" da deniyor ve bu nedenle Karay'ları, propagandist veya komentatör, saymak da mümkün, misyoner çalışmaları var.

Hazarya'ya, karay misyonerleri gönderdiklerini ileri sürüyorlar;** bununla birlikte Dunlop türü Hazar üstadları ikisi arasında bağı reddetmektedir.

Karaylar da, Yahudi kökünden geldiklerini şiddetle reddediyorlar, bir kez Kırım'da serbestçe arazi alabildiklerini ileri sürüyorlar; evrey'lerin böyle bir hakkı yoktu ve Karaylar burada haklıdırlar.

Arazi mülk edinebiliyorlarsa, Rusya'da Yahudi kökünden uzak görülüyorlardı; bu ciddi bir savdır.

Ayrıca günlük yaşamda Türkçeye kıskançlıkla bağlıydılar ki pek önemlidir.

Pek önemli bir Karay da, Avraham Firkowicz olmalıdır, Polonya doğumlu bir karaid'tir, "Firkoviç" okuyabiliriz, karaimism üzerinde pek çok araştırması olan Shapira, Firkoviç için, "Türkik haklar arasında ilk Avrupa-tarzı milliyetçiliğin temellerini attı" diyor ki, en azından dil alanında kesinlikle doğrudur ve dil nasyonalizminin, her türlü milliyetçiliğin başı ve en önemli tabanı olduğunu kabul edersek genel olarak da isabetli saymak durumundayız.***

Firkoviç, Karayların Türkik bir halk olduklarını, "turkicness", en küçük bir geri adım atmadan ısrarla savundu.

Bütün bunları ise, 1830 yıllarının hemen başında yapıyordu; Türkçe planında yaptıkları gerçekten şaşırtıcıdır. Hakkaniyet uğruna not ediyorum.

 

* Vuslviyah vozrossego mejdunaradnogo znaçenia vopros o ee gosudarsvcnnoe religiipriobral v VIII v. Bolşoyupoliliçeskuyu ostratu.

**

Hazanı, kak izvestno vıbrali tret'yu religiyu, koloraya obespeçivalo im vhojdenie v krug srednevekovıe polnjenic mejdu boryusimıs' sloronami, t.c. islamom i hristiantsvom a imcnno iyudai/m.

M.l. Artamov, Istoria Hazar, öp.çit. stv. 26-1

** II nous semble que la conversion ne s'est pas produite d'un seul coup, mais par étapes. Dans la première période les missionnaires de mosaisme sont arrives a travers le Khorezm, ou a son tour, le karaisme a pénètre d'Iran. II ne faut pas perdre de vue que précisément dans ces Territoires, le karaisme avait des racienes profondes.

S. Szyszman, Le Roi Bulan et le Probleme de la conversion des Khazars, Les Ephemerides Theologica Lovaniens, L XXXIII, fasc. I, 19S7.p.76

*** Dan Shapira, Avraham Firkowicz, in İstanbul 1830-1832, Ankara, 2003. p.91

 

150

 

Dan Shapira'nın, "Firkoviç İstanbul'da" monografisi, başka açılardan da öğretici, Bizans'ın son zamanlarından İstanbul'un fethini izleyen ilk yüzyıllarda İstanbul'un, dünyada "en önemli karait merkezi" olduğunu öğreniyoruz, pek çok karay bilge İstanbul'da yaşamıştı.

Daha sonra Karaylar, Kırım'a göç ettilerse de kalanlar, Mısır-İstanbul-Kırım Karay eksenini kurmaya yetiyorlardı.

Doktor Shapira, bir başka çalışmasında, Karayların, Kırım'da Kırım Tatarları'ndan Türkçe öğrendiklerini yazıyor; Kırım Tatarları, Karaylardan başka diğer Türkik kökenli müslüman halklara ve Krımçak Yahudilere de Türkçe öğretmenleri oldular.*

Böylece Karay dili, tatar ve Osmanlı Türkçeleri'nin karışımı şeklinde gelişti; tabii İbrani'den fazlasıyla etkilendiği kesindir.

O halde, Karayca, senkretik bir dildir, diyebiliriz.

Firkoviç'in İstanbul yılları, çeşitli açıdan, İstanbul'u ve bu arada kendimizi öğrenmemizi de sağlıyor; o tarihlerde akçe'ye "levanim" deniyormuş ki, şaşırtıcı ölçüde yerindedir, çünkü "Ivn" livni, "lavan" ya da "livane", İbrani bir sözcük olup "ak" anlamındadır ve "akçe" ile uyum halindedir.

Yalnız, "levanim" kelimesini sadece Yahudiler tarafından kullanılıp kullanılmadığını bilemiyoruz, daha yaygın da olabilir.

Araştırmak durumundayız.

Doktor Shapiro'nun Firkoviç monografisinde, On Dokuzuncu yüz yılın ikinci yarısında, İstanbul Yahudileri içinde, Karayların güçlü olduğunu düşündüren bilgiler de buluyoruz. Bu arada, Firkoviç'in arkadaşlarından Şemuel Kohen'in çocukları, bu ad "Kohen" Karaylarda çok yaygındır, ama daha çok, "Kağan" diyorlar, pek çok imza ile Haham-Başı'na bir protesto yazmışlar, nedeni, Şelomo Ojmhi'nin, alias "Kamhi", Karaylara hakaret eden, daha doğrusu öldürülmelerini talep eden bir kitap yazmasıdır; Kamhi, Karayların Tevrat okumalarının yasaklanmasını istiyordu.**

Böylece Kamhi'lerin o zamanda da Ortodoks Yahudi olduklarını öğrenmiş oluyoruz.

Firkoviç, İstanbul'da olduğu sırada, dinsel kitaplar yayınlamıştı, bunlarda karaism'i açıklıyordu; dikkat çekicidir hem İbrani ve hem de Türkçe yazıyordu, /da ivri lisani ilen verildi Torası ol Tanğrinin da onun için burç dir öğrenme da okuma lisanın ol Toranın da manasın/ The Torah was given in the Hebrew Language, and for this reason it is religious obligation to study the language of the Torah and read it while understanding the meaning/***

Şimdi Torah'a, "toraman" soyadını kullanmayı sürdürsek de, "Tevrat" diyoruz ve "burç", obligation ya da borç'tur, İbrani için, "ebr" ya da "ever" karşılığı "İvri" dendiğini de görüyoruz, demek m "İvri" Türkçeleşmiş şeklidir.

Firkoviç için, herhalde inanmış ya da misyoner adam demek zorundayız, İstanbul'da bir okulu var, öğrencilerine ders hazırlıyor ve hepsinin günü gününe notunu tutuyor.

 

* Dan Shapira, A Karaim Poem in Crimean-tatar from Mangup : a Source tor Jewish-Turkish History,

M.Tütüncü, Turkish-Jewish Encounters, op.cit. p.80

"* Dan Shapiro, Avraham Firkowicz, op.cit. p.23

*** ibid, p. 46.

İngilizce çevirisi de Shapiro'nun ve "bana" sözcüğündeki "n", Türkmen dilimizde hâlâ "n" ile' g" arasında ve daha çok ikincisine yakındır. Çok yakın zamana kadar bizde nazal sesler vardı.

 

151

 

Öğrencilerinin adları, Yaraga, Yefet, Eğiz, Şaddık, Menteş, Mangupi, Bulak, Ciğersiz, Darzi, Qinmi, Köyçü, Sinani, * falai idiler; -ı, -i, -lı aynı eklerdir, nispet bildiriyorlar.

İbraniler, soyadlarında, "Kırım" ya da "Kefe" derken, "Erbil" sık sık kullandığım bir modeldir.

Karay Yahudileri, Kirimi, Kafali, Sinani strüktürleri ile gerçekten Türkçe ile özdeşlemiyorlar.

Avraham Firkoviç, tuttuğu notlarda, bir öğrenci için "hiç gelmedi" yazıyor ki, "duhul eylemedi" söyleyişimize göre çok Türkçedir ve bir diğerine "gecelikte gelmedi" diyor ki, "gece dersine gelmedi" anlamındadır ve benim lise yıllarımda "leyli" kelimesini kullanıyorduk.

Öyle anlıyoruz Karayların Türkçeye katkıları büyüktür ve gerçekten de Mehmet Ragif Ersoy'un, kendisine ait olmadığını ileri sürdüğüm İstiklal Marşı bir kenara bırakılırsa, dili, çok sade bir Türkçe idi. Ayrıca benim dilimizi bozduğunu ileri sürdüğüm şekil ve ölçüde "devrik" cümlelerle ilerliyordu. Buradayız.

Karaylar üzerine bir başka kaynaktan şu aktarmayı yapmak istiyorum; metindeki Türkçe sözcükler de kiril alfabesiyledir, translitere ederken yanlış yapmış olabilirim, önceden not ediyorum. "Tak, nazvanie katoliçeskoy tserkvi sohranilos' v karaimskom yazıke vplot' do naşih dney v forme 'yeg-uv' t.e. "yig-uv'- xorosiy dom i nazvanie voskresenya 'yeh-kuri t.e. 'yig-kun' -horoşiy, svyatoy den' ".**

Burada, "yeğ" ve "yeh", sözcüklerini "yeğ" ve "yeh" olarak anlamamız yerindedir, "k" veya "g" ile "h" , "yaşamag" ve "yaşamalı" yer değiştirebiliyor; "İyi", güzel, "üstün" ve Rusça karşılığında görüyoruz, "kutsal" anlamı var, demek Karay Yahudileri, "Pazar" için "İyi gün" diyorlar. Tabii, "uv" , ev demektir, "yeğ ev" de kilise olmaktadır; "kun", gündür. İyi güne yaklaşıyoruz.

Metindeki "yeğ" için verilen "svyatoy", eski Türkçede "şerif” sözcüğüne daha yakın duruyor;   demek,   sabah-ı şerif yerine "İyi sabahlar" ve "İyi gün" söyleyişi ile karşılaşıyoruz.

O halde "Gün Aydın" demek çok yaklaşmıştır.

 

E. İ. Lebedeva

KARAY İSİMLERİ SEÇKİSİ

 

Kız isimleri: Arzu, Aytolu, (Aydolu), Akbike (Akbige), Altın, Aray, Awa (melodi, Hava), Biyana, Biyim, Bikeneş (Bigeneş), Bereha, Biçe (Bike-Bige), Bikelek, Bikeç', Goher(Güher?), Gülüş, Gülya, (Gül türevi), Dovlet (Devlet), Cevahar, (Cevahir), Kira, Murad (Dilek), Nazlı, Sima, Simha (Semahat?), Sultan, Saadet (Sadet, Sedat?), Totay.

 

 

* Sinan'ın, çoklukla, İbraniler tarafından kullanılan bir ad olduğunu biliyoruz; Mimar Sinan'ın; böyle birisi varsa, Ermeni olduğu, zorlamadır.

** Krımskie Karaimı., op.cit. str. 71

 

152

 

Erkek isimleri: Anan, Ananiy, Avinay, Avram, Azeriy, Babacan, Babay, Bakşi, Baruh, Buzur, Gavriil, Elizar, Evraim, Zara, Yisuf, isak, Kalev, Mordehay, Moşey, Nisan, Oca (Hoca, Uca), Paşa, Saduk (Sadık), Seraya, Sima (Sema?), Simah, Sinan, Salomon, Tomalak, Tınsık, Hoca, Şahu, Ezra (Yardım, Özer), Efendi, Yufuda.

Arap-Türk-Fars Kökenli :Murat, Devlet, Saadet, Melike, Sivergelin, Hanuka.

Müslüman Halklarla Uyumlu Erkek: Ayvaz, Altın, Arslan, Aysık, Bayım, Bayan, Bahtı, Davlet, İbragim (İbrahim), İlyas, Yusop, Mirza, Musa, Sadık, Samet, Sultan, Taymas, Firua, Haci, Emin, Yakut.

Müslüman Halklarla Uyumlu Kız: Aybike, Akbike, Aksayak, Altınbike, Bibi, Gayhar (Gevher), Dina, Melike, Meyan, Rima, Roza, Rifan, Sara (Sare), Sarra (Serra),Sultaniya, Tansıbike, Firuza, Hanbike, Hava (Havva), Emine, Bibiko.

İncil Kaynaklı: Dina, Meryem, Rahima, Dogmara, Tamara, Anan, Ester, Sitare, Beryha

Elen Köklü: Akropolya, Alisa, Kira, Frosin, Pirsin, Effosin'ya.

Slav Köklü: Anka, Manka, Haska, Sarka, Sonuk.

Avrupai: Vera, Elena, Nadjda, Natal'y'a.OI'ga, Tatyana,

Alet isimleri: Balta, Temir, Bulat (Çelik), Çoklı (Kapan).

Aile Adı-Soyadı : Muratov (Muradov), Abasov, Abışev, Kurbanov, Kurbatov, Kara, Karaboran, Kambur, Balaban, Uzun, Merubba, Abaza, Akav, Balakay, Gibbor, Kabak, Kabakçı, Kabakbaş, Zirzop, Zurna, Topal, Erinçek, Kısır, Kefeli, Kırım, Kırmi, Mangubi, Kaleli, (Mangup Kaleli-Çıfit Kaleli), Fullı, Harsun, Yaltak, Agin, Bagrov, Kırpıçi, Kostini (Konstantinopolli), Stambuli (İstanbullu), Andulovı, Ahmetovı, Baskovovı, Basmanovı, Behmetevı.Beklemişevı, Bulatovı, Bultakovı, Isaevı, Karamışevı, Korsakovı, İsmayilovı, Mansurovı, Muratovı, Mirzayevı, Rahmanovı, Uşakovı, Turçim, Yusupovı, Rofe ( Doktor), Attar, Ovanay, Evanay, Bayraktar, Çıfıt, Kale, Kermen, Kula, Kabak, Çavuş, Tutkun, Topçı-Başi, Aktaci-Başi, Tabah, Hallaç, Gamal (Hamal), Hasapçı (Kasap ?), Derzi, İmşakçı, Kalpakçı, Taban. Apak, Arslanov, Baba-Rofe, Baba-Hacı, Bay (Zengin), Beyim (Biim), Balaban (Büyük), Gabay, El', Erak, Kok (Gök) ,Kağan (Kogen, Kohen), İnçike (İnce), Kırk, Kırkler, Kırksoy, Nuray, Saatçi, Samuelovic, (Samueli?), Toktamış, Toymaz, Uzon (Uzun), Çolak-Aga, Şaytan (Şeytan),Şişman.

 

Kozlov&Çijova

 

Altın, Kumuş, Biana, Biçe, Babay; Parlak, Lamçeri.

Goher, Elmas, Oynak, Balta, Temir, Çoklı.

 

153

 

Karagöz, Kambur, Kul'te, Balakay, Erinçek, Tiryaki.

Hallaç, Saraç, Kalpakçi, Saatçi, Bayraktar, Çıfıt, Tutkun, Gabay,

Haci.

Kefeli, Kırım, Mangubi, Miçri (Mısri, Mısırlı).

Ağa, Kağan, Çelebi, Fuki, Emin, Kara.

Efetov, Sultanskiy, Davıdov.

İlya Semenoviç Babacan, TC. Babacan.

S.M. Şapşalom (Şapşal).

Kaya (Kırımcak).

 

 

İlk bilgilerdir ve tekrardan sakınmadım.

Hem isim-bilimi ve hem de tarih bilgimizi zenginleştiriyor.

Kaynaklarım mı, Kozlov ve Çijova, tarik-i ilm'den, öyle anlaşılıyor, ama Lebedova, Karay ve tarih öğretmeni bir hanım, amatör tarihçi, diyebiliriz. Emekliliğinde karaizm'i incelemeye başlamış, çalışmasının, Simferopol'un dışına çıkıp bana gelmesi büyük tesadüftür ve belki türünün ilkidir. Lebedova Hanım, "Erak" soyadını verirken, Er'in, İsraelce'de "yer" anlamına geldiğini not ediyor ve bir de "Kırksoy" var; demek "ersoy" yapmak mümkündür.

Öyleyse, onomastique de, tarihi eritip içine almış, büyüleyen bir disipline benziyor.

 

154

 

 

İLGİLİ YAZILAR:

ÇÖKÜŞ - Gizli Tarih [Yalçın Küçük]

http://www.gazetevatanemek.com/index.php/kitaplar-sozlukler/item/3864-cokus-gizli-tarih-yalcin-kucuk.html

Yalçın Küçük : Mahkeme (III) – Karay/Karaim/Karaid

http://www.gazetevatanemek.com/index.php/yazarlar/yalcin-kucuk/item/759-mahkeme-ii-karay-karaim-karaid.html

Likidasyon: Baykal & Gülen & Kılıçdaroğlu

http://www.gazetevatanemek.com/index.php/yazarlar/yalcin-kucuk/item/867-likidasyon-baykal-gulen-kilicdaroglu.html

Türkiye Yahudileri [Moshe Sevilla-Sharon]

http://www.gazetevatanemek.com/index.php/kitaplar-sozlukler/item/3892-turkiye-yahudileri-moshe-sevilla-sharon.html

Muhteşem Yüzyıl Muhteşem Yalanlar [Salim Meriç]

http://www.gazetevatanemek.com/index.php/analizler/item/2059-muhtesem-yuzyil-muhtesem-yalanlar-salim-meric.html

İkiz ile İkiyüz

http://www.gazetevatanemek.com/index.php/yazarlar/yalcin-kucuk/item/694-ikiz-ile-ikiyuz.html

Kırım Yahudileri ve AKP

http://www.gazetevatanemek.com/index.php/yazarlar/yalcin-kucuk/item/724-kirim-yahudileri-ve-akp.html

Yalçın Küçük : Muhsin Yazıcıoğlu - Taceddin Dergahı (4)

http://www.gazetevatanemek.com/index.php/yazarlar/yalcin-kucuk/item/7590-muhsin-yazicioglu-taceddin-dergahi.html

Çöküş ile yozluk arasında nasıl bir ilişki var?

http://www.gazetevatanemek.com/index.php/yazarlar/yalcin-kucuk/item/731-cokus-ile-yozluk-arasinda-nasil-bir-iliski-var.html

Onüçüncü Kabile [Arthur Koestler]

http://www.gazetevatanemek.com/index.php/kitaplar-sozlukler/item/7526-onucuncu-kabile.html

Bir Türk İmparatorluğu : HAZAR YAHUDİLERİ [Kevin Alan Brook]

http://www.gazetevatanemek.com/index.php/kitaplar-sozlukler/item/4123-bir-turk-imparatorlugu-hazar-yahudileri-kevin-alan-brook.html

HAZAR ÇEVRESİNDE BİN YIL [Lev Nikolayeviç Gumilëv]

http://www.gazetevatanemek.com/index.php/kitaplar-sozlukler/item/4124-hazar-cevresinde-bin-yil.html

HAZAR TARİHİ : Türkler, Yahudiler, Ruslar [M.İ. Artamonov]

http://www.gazetevatanemek.com/index.php/kitaplar-sozlukler/item/4122-hazar-tarihi-turkler-yahudiler-ruslar.html

"Yeni Hazar Devleti" Senaryosu

http://www.gazetevatanemek.com/index.php/yazarlar/anil-cecen/item/3427-yeni-hazar-devleti-senaryosu.html

Kemalizm ve Siyonizm

http://www.gazetevatanemek.com/index.php/yazarlar/anil-cecen/item/3401-kemalizm-ve-siyonizm.html

'Jak Kamhi Cumhuriyeti'

http://www.gazetevatanemek.com/index.php/analizler/item/2335-jak-kamhi-cumhuriyeti.html

İsrail’le iyi ilişkiye kapıları açan bir işadamı: Jak Kamhi [Güngör Uras]

http://www.gazetevatanemek.com/index.php/yazarlar/gungor-uras/item/7556-israille-iyi-iliskiye-kapilari-acan-bir-isadami-jak-kamhi.html

ÇÖKÜŞ : Bektaşi kapısında Musevi müritler…

http://www.gazetevatanemek.com/index.php/haberler/item/7595-bektasi-kapisinda-musevi-muritler.html

ÇÖKÜŞ : Reklam kokan öpücük

http://www.gazetevatanemek.com/index.php/haberler/item/7589-reklam-kokan-opucuk.html

Endişe verici nüfuza sahip bir ‘cemaat’in hikayesi [Soner Yalçın]

http://www.gazetevatanemek.com/index.php/analizler/item/7596-endise-verici-nufuza-sahip-bir-cemaatin-hikayesi.html

Siyasetin merkezinde bir dergah: Yenikapı Mevlevihanesi [Soner Yalçın]

http://www.gazetevatanemek.com/index.php/analizler/item/7597-siyasetin-merkezinde-bir-dergah-yenikapi-mevlevihanesi.html

Manevi Cihazlanma Cemiyeti [Soner Yalçın]

http://www.gazetevatanemek.com/index.php/analizler/item/7598-manevi-cihazlanma-cemiyeti.html

Bir ’Beyaz Müslüman’ın portresi: Sabahattin Zaim [Soner Yalçın]

http://www.gazetevatanemek.com/index.php/analizler/item/2331-bir-beyaz-muslumanin-portresi-sabahattin-zaim.html

Haluk Hepkon: Soner Yalçın'ın yazdıkları “komplo teorilerinden” ibarettir

http://www.gazetevatanemek.com/index.php/analizler/item/2757-soner-yalcinin-yazdiklari-komplo-teorilerinden-ibarettir.html

Siz Kimi Kandırıyorsunuz! [Soner Yalçın]

http://www.gazetevatanemek.com/index.php/kitaplar-sozlukler/item/3845-siz-kimi-kandiriyorsunuz-soner-yalcin.html

İçimizdeki İsrail [Salim Meriç]

http://www.gazetevatanemek.com/index.php/analizler/item/2322-icimizdeki-israil.html

Bu Dinciler O Müslümanlara Benzemiyor [Soner Yalçın]

http://www.gazetevatanemek.com/index.php/kitaplar-sozlukler/item/3847-bu-dinciler-o-muslumanlara-benzemiyor.html

Erguvaniler : Türkiye'de İktidar Doğanlar [Tayfun Er]

http://www.gazetevatanemek.com/index.php/kitaplar-sozlukler/item/3906-erguvaniler-turkiyede-iktidar-doganlar-tayfun-er.html

EFENDİ 2 - Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı [Soner Yalçın]

http://www.gazetevatanemek.com/index.php/kitaplar-sozlukler/item/4039-efendi-2-beyaz-muslumanlarin-buyuk-sirri-soner-yalcin.html

Bu kadar çok "mehmet ali" nerden geliyor? [Yalçın Küçük]

http://www.gazetevatanemek.com/index.php/yazarlar/yalcin-kucuk/item/834-bu-kadar-cok-mehmet-ali-nerden-geliyor-yalcin-kucuk.html

GİZLİ TARİH I [Yalçın Küçük]

http://www.gazetevatanemek.com/index.php/kitaplar-sozlukler/item/4164-gizli-tarih-i-yalcin-kucuk.html

EFENDİ - Beyaz Türklerin Büyük Sırrı [Soner Yalçın]

http://www.gazetevatanemek.com/index.php/kitaplar-sozlukler/item/4255-efendi-beyaz-turklerin-buyuk-sirri.html

 

 

http://www.gazetevatanemek.com/

 

2674 Kez Okundu Son Düzenlenme Pazar, 08 Eylül 2013 11:22

Yorum Yazınız

(*) ile belirtilen zorunlu bilgileri girdiğinizden emin olunuz. HTML koduna izin verilmiyor.